Axises türkçesi Axises nedir

Axises ingilizcede ne demek, Axises nerede nasıl kullanılır?

Axis bearing : Dingil yatağı.

Axis cylinder : Eksen silindir. Miyelinli sinir aksonu.

Axis grid line : Eksen ızgara çizgileri.

Axis grid lines : Eksen ızgara çizgileri.

Axis gridlines : Eksen kılavuz çizgileri.

Axis of symmetry : Bakışım ekseni. Bir şeyi iki eşit parçaya bölen hayali hat. Simetri ekseni. Bakışım konu. Bakışımlılık ekseni.

Axis of inertia : Eylemsizlik ekseni. Atalet ekseni.

Axis of the bore : Namlu ekseni.

Axis of abscissa : Apsis ekseni.

Axis of rotation : Rotasyon ekseni. Dönme ekseni. Dönen bir cismin her noktasının çizdiği çemberlerin merkezlerinden geçen doğru. Etrafında bir şey dönen düz çizgi. Dönüş ekseni. Dönüş mihveri.

İngilizce Axises Türkçe anlamı, Axises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Axises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pivot : Mil. Eksen etrafında dönmek. Mil üzerinde dönmek. Bir eksen çevresinde dönmek. Dönüş sırasında yerden kesilmeyen ayak. Mile geçirmek. Çark etmek. Dönüş ayağı.

Well up : Akmak. İle dolmak (gözyaşı veya bir duygu). Boşanmak. Fışkırmak.

Head : Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Gövde. Başlık. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Baştaki. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Başına geçmek (şirket vb). Çekiç tokmağı.

 

Shafts : Gönder. Sütun. Mızrak. Sap. Kuyu. Baca. Şaft. Ok sapı. Araba oku. Işın.

Rise : Doğmak (güneş). Yükseliş. Kabarmak. Görünmek. Ayağa kalkmak. Kalkmak. Açılmak. Doğmak. Yukarı kalkmak. Yükselmek.

Centreline : Orta çizgi. Merkez ekseni. Merkez hattı. Ortadan geçen hat. Pist orta hattı. Merkeze göre. İkiye ayıran çizgi.

Accordance : Uygun olma. Uygunluk. Ahenk. Verme. Bağdaşım. Uyumluluk. Mutabakat. Uzlaşma. Uyum.

 

Accordancy : Uyum. Uygunluk. Ahenk. Koordinasyon.

Resurge : Yeniden başlamak. Tekrar meydana gelmek. Yeniden dirilmek. Yeniden çıkmak.

Amicable settlement : Dostça varılan anlaşma. Anlaşmazlığın dostça çözümü. İhtilafın barış yoluyla çözülmesi. Anlaşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi. Dostane çözüm.

Axises synonyms : pintle, come, change posture, alliance, uprise, arbour, benumbedness, anaesthesia, develop, axes, cohesion, emerge, adaptation, drive shaft, become, axial, gudgeon, spindles, astipulation, agreements, stand up, alignments, rods, arbor, grow, axle tree, agreement, spindle, mandrel, cohesions, center line, arrangement with one, bargain.

Axises zıt anlamlı kelimeler, Axises kelime anlamı

Sit down : Yere inmek. Yerinden kalkma. İniş yapmak. Oturmak. Yerine oturmak. Oturtmak. Koyulmak.

Lie down : Boylu boyunca uzanmak. Uzanmak. Şekerleme yapmak. Sere serpe yatmak. Yatmak. Serilip yatmak. Kestirmek (uyku). Boylu boyunca yatmak.

Functioning : İşleyiş. İşletilen. Çalıştırma. İşlevli. İşler durumda. Faal. Çalışan.