Well up türkçesi Well up nedir

Well up ile ilgili cümleler

English: The toothache made his face swell up.
Turkish: Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.

Well up ingilizcede ne demek, Well up nerede nasıl kullanılır?

Well : Fışkırıp akmak. Su kuyusu. Kaynak. Yakşı. Yerinde. Kaynamak. Kuyu. Petrol kuyusu. Memba.

Well accepted : Kabul görmüş. Kabul gören.

Well adjusted : Uyumlu (kişi). İyi ayarlanmış.

Well advanced : Büyük gelişme göstermiş. İyi ilerlemiş. Çok mesafe kat etmiş. Çok gelişmiş.

Well advised : Tavsiye edilmiş. Akıllı. İyice düşünülmüş. İhtiyatlı. Temkinli. Tedbirli.

İngilizce Well up Türkçe anlamı, Well up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Well up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burst : Atılmak. Fırlamak. Yarılmak. İnfilak etmek. Çatlamak. Patlamak. Patlatmak. Aniden açmak. Kağıt ayırmak.

Belched : Püskürtmek. Geğirmek. Püskürmek. Çıkarmak (duman). Çıkarmak duman. Çıkarma. Geğirti. Duman çıkarmak. Fırlatmak.

Teems : Dökülmek. Dolu olmak. Hamile olmak. Dökmek. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Boşaltmak. Kaynamak. Meyve vermek. Cirit atmak.

Get divorced : Eşinden ayrılmak.

Divorcing : Eşten boşanmak. Boşamak. Boşanma. Ayırmak. Karısından ayrılmak. Ayrılmak. Kocasından ayrılmak. İlgi kesmek. Boşama.

 

Be divorced : Ayrı olmak (evli ise).

Teem : Dökmek. Doğurmak. Bol olmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Cirit atmak. Boşalmak. Dolu olmak. Boşaltmak. Kaynamak. Meyve vermek.

Elapse : Koymak. (zaman) geçmek. Akıp gitmek. Geçen zaman. Vaktin geçmesi. Zamanın geçmesi. Geçmek. Geçmek (zaman). Zaman geçmek.

Discharge : Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Akıtmak. Elektriksel erkili çevresinden yüksek olan yüklü bir cismin yük yitirmesi. Atmak. Boşaltım. Terhis etmek. Görevden almak. Aklama alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borcundan kurtulması. tır karnesi himayesindeki eşyanın varış gümrüğüne gelmesi ve gümrük denetimindeki bir yere boşaltılmasıyla ilgili işlemler. İşten atmak. Boşaltmak.

Coursed : Av sürmek. Koşturmak. Koşmak. Dökülmek. Sürgün avına çıkmak. Köpeklerle kovalamak.

Well up synonyms : ejaculated, effuse, belch, drain off, obtain a divorce, drain away, discharges, belch out, divorces, emanates, divorce, blow, exude, drains, blew, bursts, belches, ejaculates, drain, effuses, be loose, ejaculate, braird, belch forth, discharging, course, emanate, burst into tears, be loosed, get a divorce, ejaculating, elapses.