Teems türkçesi Teems nedir

Teems ile ilgili cümleler

English: The water tank teems with mosquito larvae.
Turkish: Su tankı sivrisinek larvalarıyla dolu.

English: He esteems the professor highly.
Turkish: O, profesöre oldukça değer veriyor.

Teems ingilizcede ne demek, Teems nerede nasıl kullanılır?

Esteems : Saygı göstermek. Rağbet. Saygı. Saygı duymak. Saygınlık. İnanmak. Saymak. Addetmek. İtibar etmek. Gözüyle bakmak.

Teem with : Kaynaşmak. Kaynamak. İle dolu olmak. İle dolup taşmak.

Teem : Doğurmak. Hamile olmak. Kaynamak. Boşaltmak. Cirit atmak. Dökülmek. Dolu olmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Yavrulamak. Boşalmak.

Teemed : Boşalmak. Kaynamak. Yavrulamak. Bol olmak. Hamile olmak. Dolu olmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Boşaltmak. Meyve vermek. Dökmek.

Teemer : Dökümcü.

Teemers : Dökümcü.

Committeeman : Komite üyesi. Bir komitenin üyesi olan erkek (bir konuya ilişkin hareket etmek için görevlendirilmiş veya seçilmiş olan insanlar grubu, heyet, kurul).

Esteemed : Şerefli. Muteber. Muazzez. Hatırı sayılır. Saygıdeğer. İtibarlı. Saygın. Sayın.

Esteem : Kanı. Düşünmek. Değer vermek. Rağbet. Saygı duymak. Saygınlık. İtibar. İnanmak. Sanı. Takdir etmek.

 

Be esteemed : Değer verilmek. Addedilmek. Rağbette olmak.

İngilizce Teems Türkçe anlamı, Teems eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teems ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swarming : Dolup taşmak. Den geçilmemek. Oğul vermek. Sarılarak tırmanmak. Tırmanmak (tutunarak). Toplanmak. Kovanı terketmek. Yığılmak.

Crawled : Yağ çekmek. Yağ yapmak. Sürünmek. Kaynıyor olmak. Böcek istila etmek. Krol yüzmek. Karıncalanmak. Emeklemek. Dalkavukluk etmek.

Be abundant in : (bir şeyden) çok bulunmak. (bir şeyden) bol bulunmak. Dolusu olmak. -ndan bir sürü olmak. İle dolu olmak. (bir şeyden) bolca bulunmak.

Bring about : Husule getirmek. Gerçekleştirmek. Yol açmak. Orsa alabanda etmek (gemi). Ortaya çıkarmak. Sebep olmak. Neden olmak. Meydana getirmek. İleri sürmek. Beraberinde getirmek.

Fruit : Meyve. Semere. Kar. Meyvelenmek. Sonuç. Ahbap. Sirkesineği. İbne (argo sözcük).

Clean out : Birşeyin içini boşaltmak. Ayıklamak. Para sızdırmak. Temizlemek. Soymak. Bir yeri temizlemek. İçini silmek. Parasız bırakmak. Boşaltıp temizlemek.

Beat down : Fiyatı indirmeye ikna etmek. Pazarlık edip fiyatı düşürmek. Fiyat kırmak. Pazarlıkta fiyat kırmak. Sermek. Yere sermek. İndirmek. Bastırmak. Düşürmek.

Bred : Beslemek. Yetiştirmek. Üretmek. Çoğalmak. Çiftleşmek.

Effervesce : Dolduruşa gelmek. Coşmak. Kabarmak. Gaz kabarcıkları çıkarmak. Köpüklenmek. Neşelenmek. Galeyana gelmek. Köpürmek.

Creams : Köpürmek. Krema katmak. Suyunu çıkarmak. Çırpmak. Kaymağını almak. Kaymak tutmak. Tatmin olmak. Krem sürmek. Yormak.

 

Teems synonyms : be thick with, diffuses, simmer with, run wild, fawned, be with child, effervesces, teeming, be filled with, debus, rain cats and dogs, divorce, birched, beareth, come to the boil, birch, foaling, swarmed, breed, be pregnant, bleed off, abound, effuse, swarms, bubble, be loosed, cleared, pelting, disgorge, lash, be expecting, creamed, draping.