Teem türkçesi Teem nedir

Teem ile ilgili cümleler

English: The water tank teems with mosquito larvae.
Turkish: Su tankı sivrisinek larvalarıyla dolu.

English: Ali is such a diffident man. He seems to have quite low self-esteem.
Turkish: Ali böylesine çekingen bir adam. O oldukça kendine güvensiz gibi görünüyor.

English: The forest is teeming with life.
Turkish: Orman yaşamla iç içedir.

English: He esteems the professor highly.
Turkish: O, profesöre oldukça değer veriyor.

English: The street was teeming with people.
Turkish: Sokak insanlarla doluydu.

Teem ingilizcede ne demek, Teem nerede nasıl kullanılır?

Teem with : İle dolup taşmak. İle dolu olmak. Kaynamak. Kaynaşmak.

Teemed : Dökmek. Bol olmak. Yavrulamak. Hamile olmak. Dökülmek. Boşalmak. Kaynamak. Boşaltmak. Meyve vermek. Bardaktan boşanırcasına yağmak.

Teemer : Dökümcü.

Teemers : Dökümcü.

Teemful : Doğurgan. Üretken. Bereketli. Hamile.

Disesteem : İtibar etmemek. Saymamak. Hor görmek. Saygısızlık etmek. İtibarsızlık.

Esteem : Saygınlık. Rağbet. Kanı. İtibar etmek. Addetmek. Değer vermek. İnanmak. Düşünmek. İtibar. Gözüyle bakmak.

 

Committeemen : Bir komitenin üyesi olan erkek (bir konuya ilişkin hareket etmek için görevlendirilmiş veya seçilmiş olan insanlar grubu, heyet, kurul). Komite üyesi.

Teemingness : Bereketlilik.

Esteemed : İtibarlı. Muazzez. Muteber. Saygıdeğer. Saygın. Hatırı sayılır. Şerefli. Sayın.

İngilizce Teem Türkçe anlamı, Teem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fawned : Yaltaklanmak. Geyik doğurmak. Dalkavukluk etmek. Karaca yavrusu. Kuyruk sallamak. Doğurmak (geyik). Yaltaklık etmek. Yavru geyik.

Effuses : Açılmak. Sızmak. Sızdırmak. Taşmak. Yaymak. Akmak. Dışarı akıtmak. Yayılmak. Taşırmak.

Sheet : Gazete. Saç tabakası. Örtmek. İskotasını çekmek. Sicim gibi yağmak. Levha. Kağıt yaprağı. İskota. Yaprak.

Lash : Vurmak. Azarlamak. Taşlamak. Kırbaçlamak. Ayıplamak. Çarpmak. Kışkırtmak. Şiddetle çarpmak (dalga). Bağlamak.

Bear : Hazmetmek. Katlanmak. (ürün veya meyve) vermek. Spekülasyon yapmak. Sineye çekmek. Dayanmak. Gütmek (kin). Ürün vermek. Vermek. Borsa fiyatlarını düşürmek.

Cleaned : Temizlenmiş. Parlatmak. Arıtmak. Arındırmak. Temizlenen. Temizlemek.

Foal : Tay doğurmak. Yavru at. Sıpa. Tay. Bir yaşından küçük her iki cinsiyetteki genç atlara verilen ad. At yavrusu.

Diffusing : Nüfuz etmek. Dağıtmak. Yayılma. Dağılmak. Karıştırmak. Yayılmak. Yaymak. Tamim.

Swarm : Sarılarak tırmanmak. Toplanmak. Dolup taşmak. Yığılmak. Akın halinde gitmek. Üşüşmek. Oğul vermek. Den geçilmemek.

Seethe : Çok öfkeli olmak. Kudurmak. Haşlamak. Kaynaşmak. Haşlanmak. Kaynatmak. Fokurdamak. Kaynatarak pişirmek. Dolup taşmak.

 

Teem synonyms : spill out, broil, empties, be thick with, come to the boil, boil, creams, become empty, debark, cleans, pullulate, abounds, clears, buzz, ejaculates, obtain a divorce, drop, pelted, get a divorce, fawn, come down in sheets, cub, clear out, fructify, run wild, pelting, well up, dropped, close out, debus, bucket down, be pregnant, diffuse.

Teem ingilizce tanımı, definition of Teem

Teem kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bring forth. To be pregnant. To multiply. To conceive. To bear. To produce. Commonly followed by out. To pour. To bring forth young, as an animal. To produce fruit, as a plant. As, to teem out ale. To think fit.