Fruit türkçesi Fruit nedir
- Tohum kapsülü.
- Döl.
- Sirkesineği.
- Sonuç.
- Ahbap.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Yayar.
- Meyve vermek.
- Mahsul.
- Yemiş.
- Semere.
- Ürün.
- Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı.
- Meyve.
- Homoseksüel.
- Nonoş.
- İbne (argo sözcük).
- Meyvelenmek.
- Kar.
Fruit ile ilgili cümleler
English: Ali always ate fruit for breakfast.
Turkish: Ali her zaman kahvaltı için meyve yedi.
English: A friend sent the fruit as a gift.
Turkish: Bir arkadaş hediye olarak meyve gönderdi.
English: Ali insists on eating fruit every day.
Turkish: Ali her gün meyve yeme konusunda ısrar ediyor.
English: After working zealously, we were refreshed by fruit and water.
Turkish: Şevkle çalıştıktan sonra meyve ve suyla canlandık.
English: Ali always eats fruit for breakfast.
Turkish: Ali kahvaltı için her zaman meyve yer.
Fruit ingilizcede ne demek, Fruit nerede nasıl kullanılır?
Fruit acid : Glikolik asit. Meyve asidi.
Fruit and vegetable : Yenilebilir bitki ürünü. Mahsul. Meyve ve sebzeler.
Fruit and vegetable wholesaler : Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden sebze meyve toptancısı, çiçekçi esnafı gibi simsarlar. Kabzımal.
Fruit basket : Değişik meyve çeşitleri içeren sepet. Meyve sepeti.
Fruit bats : Uçan köpek. Meyve yarasası. Uçarköpek. Kanat ayaklıgiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, büyük yarasalar (megachiroptera) alt takımından boyları büyük, gözleri küçük, kuyrukları olmayan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımından, köpeklerinkine benzeyen öne doğru uzamış başlı, kuyrukları körelmiş ya da bulunmayan, gözleri büyük, kulakları küçük olan, afrika, hindistan ve avustralya'da ormanlarda yaşayan bir alt takım. (zooloji) meyve ile beslenen büyük yarasa (asya, avrupa ve afrika'da bulunan). Büyük yarasalar.
Fruit coat : Ovaryumun duvarından gelişen, ekzokarp, mezokarp, endokarptan oluşan meyve kabuğu. Meyve kabuğu. Perikarp.
Fruit drops : Meyveli şeker.
Fruit growing : Meyvecilik. Meyve yetiştiriciliği.
Fruit feeds : Çeşitli nedenlerle pazarlanamayan ve üretim fazlası olan, hayvanlara normal rasyonların bir kısmı yerine ekonomik olarak kullanılabilen, elma, armut, şeftali, erik, kavun, karpuz, kabak gibi sulu meyveler. Meyve yemler.
Fruit flies : Tarımsal bitkilerin değişik bölgelerine yerleşerek, oldukça önemli yitiklere yol açan ve zeytin sineği, kiraz sineği, kavun sineği gibi, böcekbilim uzmanlarınca iyi bilinen sinek türlerini de içine alan, ufak yapılı çiftekanatlılar familyası. Meyve ve sebzelerle beslenen küçük sinek türü. Meyve sinekleri. Meyve sineği.
İngilizce Fruit Türkçe anlamı, Fruit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fruit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cocker : Şımartmak. Üzerine titremek. Avcı köpeği.
Growth : Geliştirme. Büyüme. Filiz. Bir bitkiden sarkan dallar. Fidan. Kaynak. Yükseliş. Gelişme. Ur.
Produces : Ürünler.
Desserts : Tatlılar. Tatlı çeşitleri. Tatlı.
Buds : Arkadaş. Tomurcuk. Kafadar. Sürgün. Gelişmemiş şey veya kimse. Filiz. Gonca.
Sets : Oturtmak. Süslemek. Olgunlaşmak. Gelmek. Katılaşmak. Yerleştirmek. Pekişmek. Yapmak. Tehlikeye atmak.
Turnout : Sapak. Katılım (sayısı). Katılım. Yol ayrımı. Verim. Grevci. Tali yol. Üretim. Malzeme.
Fructifying : Meyvesini vermek. Verim sağlamak. Meyve vermesini sağlamak. Meyve tutmak.
Rose hip : Kuşburnu.
Poof : Top. Şorolo. İbne. Hkr. Hop veya puf diye. Birdenbire (ortadan kaybolmak veya yok olma). Eşcinsel erkek.
Fruit synonyms : edible fruit, accessory fruit, reproductive structure, juniper berry, yellow berry, hagberry, blue fig, prairie gourd, quandong, wild cherry, may apple, rosehip, elk nut, oil nut, buckthorn berry, buffalo nut, marasca, rowanberry, multiple fruit, costermonger, seedcase, teemed, products, homos, aftermaths, account, aggregate fruit, compadres, offsprings, emblements, buddies, brer, teem.
Fruit zıt anlamlı kelimeler, Fruit kelime anlamı
Insectivorous : İnsektivöröz. Böcek yiyen. Böcekçil. İnsektlerle beslenen.
Carnivorous : Etoburlarla ilgili. Hayvansal organizmalarla beslenen, et yiyen, etle beslenen, etobur, karnivor, sarkofaj. Canlı balık avlayanlar. Karnivor. Et yiyerek beslenen canlı. karnivor, et obur. Etçil. Etobur.
Omnivorous : Hepçil. Hem etobur hem otobur. Her şey yiyen. Omnivor. Her şeyi yiyen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hem otobur hem etobur. Ne bulursa okuyan. Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen canlılar. Hem et hem ot yiyen.
Fruit ingilizce tanımı, definition of Fruit
Fruit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Whatever is produced for the nourishment or enjoyment of man or animals by the processes of vegetable growth, as corn, grass, cotton, flax, etc. Commonly used in the plural. To bear fruit.

Bu kısımda Fruit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fruit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fruit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fruit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.