Buds türkçesi Buds nedir
Buds ile ilgili cümleler
English: The buds began to open.
Turkish: Tomurcuklar açmaya başladı.
English: The buds on that tree are about to pop open.
Turkish: O ağaçtaki tomurcuklar açmak üzere.
English: Gather ye rosebuds while ye may.
Turkish: Gül goncalarını toplayabiliyorken topla.
English: The buds on the bush have not changed in size since fall.
Turkish: Çalı tomurcukları sonbahardan beri boyut olarak değişmedi.
Buds ingilizcede ne demek, Buds nerede nasıl kullanılır?
Farcy buds : Farsi tomurcukları. Atların ruam hastalığında deride oluşan düğümcükler.
Taste buds : Tat alıcıları. Tat alma cisimciği.
With buds : Tomurcuklu.
European ombudsman : Avrupa uzlaştırıcısı. Avrupa ombudsmanı. Avrupa ombudsman'ı. Avrupa "ombudsman'ı.
Ombudsman : Bağımsız gözetmen. Ombudsmanlık. Kamu denetçisi. Kamu hakemi. Halkın yönetimden şikayetlerini inceleyen görevli. Yüksek dilekçe kurulu. Soruşturmacı. Soruşturma kurulu üyesi. Şikayet amiri.
Accessory bud : Ek gonca.
Citrus bud mite : Turunçgil tomurcuk akarı. Limonlarda, en çok tomurcuk olmak üzere, çiçek, yaprak ve filizlere üşüşerek önemli bozukluklar doğuran yumru akarı.
Apical bud : Kök sisteminde ve bitki sapında filizlerin büyüdüğü canlı bölgeler. Uçta bulunan filiz.
Bud stick : Göz aşısı çeliği.
Ombudsmen : Kamu hakemi. Ombudsmanlık. Şikayet amiri. Yüksek dilekçe kurulu. Bağımsız gözetmen. Kamu denetçisi. Soruşturmacı. Halkın yönetimden şikayetlerini inceleyen görevli. Ombudsman.
İngilizce Buds Türkçe anlamı, Buds eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exiling : Sürgün etmek. Sürülme. Sürgüne göndermek. Sürmek. Kovmak. Sürgüne yollama.
Knop : Küçük süsleyici topuz. Nope. Topuz. Yumru.
Capita : Dal. Kafa. Üst kısım. Şahıslar. Baş. Bölüm. Segment. Kafatası (latince). Kısım.
Froth : Köpük çıkarmak. Köpük. Köpükçükler. Köpürmek. Köpükçük kümesi. Köpürme. Köpüklenmek. Boş laf. Köpürtmek. Saçmalık.
Deported : Kovulmuş. Sürgün edilmiş. Sürülmüş. Bir ülkeden dışarı çıkarılmış.
Shaving cream : Traş kremi. Tıraş kremi. Tıraş macunu.
Cocker : Üzerine titremek. Şımartmak. Avcı köpeği.
Deportation : Sınırdışı etme. Sınır dışı. Sürgüne gönderme. Sürme. Tehcir. Müebbet sürgün. Sınır dışı etme. Sınır dışına çıkarma. Sınırdışı.
Cockers : Avcı köpeği. Cocker. Üzerine titremek. Şımartmak.
Fruit bud : Meyve tomurcuğu.
Buds synonyms : associate, crony, cions, ally, bedmate, columella, chum, sprit, brother, burgeons, allying, gemma, intimate friend, clasper, bedfellow, sprout, chums, blossom, buddy, bloom, bubby, expatriations, cion, compadres, buddy buddy, foam, beggar, shaving soap, growths, flower bud, likeminded, kindred spirit, exile.
Buds zıt anlamlı kelimeler, Buds kelime anlamı
Walk : Yürümek. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş. Gezinmek. Yürütmek. Adımlamak. Yürüme. Dolaştırmak. Gezinti. Dolaşmak.
End : Uç çekit. Kalıntı. Akıbet. Uç. Son. Bitiş çekidi. Son vermek. İzmarit. Sona erdirmek. Son kısım.

Bu kısımda Buds kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buds ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buds anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buds ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.