Knop türkçesi Knop nedir

Knop ingilizcede ne demek, Knop nerede nasıl kullanılır?

Knob : Boğum. Yumrulaştırmak. Penis. Kontrol düğmesi. Top. Yumru. Saç topuzu. Baş. Pütür. Tokmak.

Knob latch : Topuzlu mandal.

Knob lock : Topuz kollu kilit. Topuzlu kilit.

Knobbed : Tümseklerle kaplı. Kolu olan. Topuzlu. Saplı.

Knobber : Adi. Salak. Mankafa. Adi şerefsiz. Şerefsiz. Pislik. Ciğeri beş para etmez. Aptal. Geri zekalı. Aşağılık herif.

Knobbiness : Öbeklerle kaplı olma durumu. Yumrulu olma. Yamru yumruluk. Yumru yumruluk. Yumru yumru olma. Topaklı olma.

Knobbing : Kabaca düzleme. Çıkıntılarını alma. Seks.

Knobstick : Grev kırıcı işçi. Katılmayı reddeden veya işçi sendikasından ayrılan kimse. Ucunda topuzu olan değnek veya sopa.

Knobble : Yumru. Bir şeyin üzerindeki küçük öbek (british). Küçük topuz.

Knobby : Budaklı. Topuzlu. Yumru yumru. Yumrulu. Tokmak gibi.

İngilizce Knop Türkçe anlamı, Knop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excrescences : Ur. Gereksiz. Şiş. Fazla. Fazlalık.

Chignons : Kafanın arkasında yüksekte giyilen sıkı saç rulosu.

Pommels : Yumruklamak. Kılıç başı. Dövmek. Eyer kaşı. Kılıç kabzasındaki top. Top.

 

Pommel : Kılıç başı. Dövmek. Top. Kılıç kabzasındaki top. Eyer kaşı. Yumruklamak. Kılıç sapının topuzu.

Macing : Yüzüne mace püskürtmek. Tören sopası. Süslü asa. Tören asası. Matrak. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Ortaçağda kullanılan ağır topuz. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Gürz.

Button : Buton. Sayı. Elektriksiz kılıçoyunu savutlarında, namluların ucuna sivriliğini gidermek için konan düğmecik. Düğme. Tuş. Puan. İliklemek. Namlu düğmesi. Sır vermemek. Filiz.

Budded : Gelişmeye başlamak. Sürmek. Konca vermek. Tomurcuklanmak. Aşı yapmak. Aşılamak. Filizlenmek. Aşı. Gonca vermek.

Calculi : Taş (böbrek, safrakesesi vb). Hesap.

Realize : Bir yapıtı, bir taslağı sahneye uygulamak, yerleştirmek (uygulama). Kazanmak. Uygulamak. Gerçekleştirmek. Anlamak. Bir yapıtı, bir tasarıyı sahne üzerinde gerçekleştirmek. Fark etmek. Kar etmek. Bir yapıtı, bir taslağı sahneye uygulamak, yerleştirmek.

Buds : Ahbap. Filiz. Sürgün. Gelişmemiş şey veya kimse. Kafadar. Gonca. Arkadaş.

Knop synonyms : agnise, agnize, bump, concretion, nubs, burgeoned, burgeons, nub, maced, cupola, pummels, cupolas, gallnuts, burgeon, anticipate, concretions, bud, cognise, nep, foreknow, previse, door knob, knob, knobs, gemma, excrescence, condylus, topknots, realise, gallnut, recognise, sprout, sprit.

Knop zıt anlamlı kelimeler, Knop kelime anlamı

Ignore : Görmezden gelmek. Yok saymak. Arka plana atmak. Görmemezlikten gelmek. Delil yetersizliğinden reddetmek. Önem vermemek. Göz ardı etmek. Aldırmamak. Boşlamak. Bilmezlikten gelmek.

Reject : Atmak. Kabul etmemek. Geri çevirmek. İstememek. Çıkarmak. Bir tarafa atmak. Iskartaya çıkarmak. Iskarta. Bir kenara atılan yararsız şey. Reddetmek.

Knop antonyms : lose track.

Knop ingilizce tanımı, definition of Knop

Knop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A knob. A bud. A button. A bunch.