Filizlenmek nedir, Filizlenmek ne demek

  • Bitki filiz vermek.
  • Gelişmeye, büyümeye başlamak

"Filizlenmek" ile ilgili cümleler

  • "Yüreğinde onmaz bir karıncalanma vardı; onmaz bir kıpırtı dal sürüyordu, durmadan filizleniyordu." - B. Günel

Filizlenmek hakkında bilgiler

[Bakınız: filiz]

Filizlenmek anlamı, tanımı:

Filiz : Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Vermek : Yaymak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Doğurmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Dayamak. Ayırmak, harcamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Kazandırmak, katmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Tespit etmek. Satmak. Sahip olmasını sağlamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bırakmak veya bağışlamak. Ondan bilmek, atfetmek. Ödemek.

 

Gelişme : Olan biten şey. Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Büyüme : Büyümek işi.

Başlamak : Görünmek. Etkisini göstermek. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Bir işe girişmek, harekete geçmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak.

Diğer dillerde Filizlenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Filizlenmek ne demek? : v. sprout, shoot, shoot out, shoot forth, bud, burgeon, germ, germinate, pullulate

Fransızca'da Filizlenmek : germer, bourgeonner, (tohum) poindre

Almanca'da Filizlenmek : v. keimen, sprossen

Rusça'da Filizlenmek : v. прорастать, процветать