Knob türkçesi Knob nedir

  • Budak.
  • Çük (argo sözcük).
  • Pütür.
  • Penis.
  • Tokmak.
  • Kafa.
  • Topuz.
  • Saç topuzu.
  • (ağaçta) budak.
  • Düğme.
  • Kontrol düğmesi.
  • Boğum.
  • Yumrulaştırmak.
  • Top.
  • Baş.
  • Yumru.

Knob ile ilgili cümleler

English: Ali reached for the knob.
Turkish: Ali topuza uzandı.

English: Ali slowly turned the knob and opened the door.
Turkish: Ali tokmağı yavaşça çevirdi ve kapıyı açtı.

English: Ali turned the knob and pushed the door open.
Turkish: Ali topuzu çevirdi ve açmak için kapıyı itti.

English: Turn the knob and open the door.
Turkish: Tokmağı çevir ve kapıyı aç.

English: Ali twisted the knob and opened the door.
Turkish: Ali topuzu çevirdi ve kapıyı açtı.

Knob ingilizcede ne demek, Knob nerede nasıl kullanılır?

Knob latch : Topuzlu mandal.

Knob lock : Topuzlu kilit. Topuz kollu kilit.

Adjusting knob : Ayar düğmesi.

Adjustment knob : Düğme. Ayar butonu.

Brightness control knob : Parlaklık düğmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlaklık ayar düğmesi. Almaçlarda parlaklık ayarının yapılmasını sağlayan düğme.

Magnifier knob : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Büyüteç düğmesi. Bazı almaçlarda, görüntünün ayrıntılarını daha iyi izleyebilmek için resmin orta bölgesini büyülten düzeni çalıştıran düğme.

 

Ignition knob : Ateşleme düğmesi.

Height control knob : Yükseklik ayarını sağlayan düğme. Yükseklik ayarı düğmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fine tuning knob : İnce ayar düğmesi. İnce ayarın yapılmasını sağlayan düğme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Stop knob : Açma kapama düğmesi. Açma-kapama düğmesi.

İngilizce Knob Türkçe anlamı, Knob eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knob ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Banana : Çük. Yarak. Muz. Kamış. Muzgiller (musaceae) familyasından, tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen, tabanda dişi, ortada er dişi ve uçta erkek çiçekleri bulunan, bakka tipi meyveleri olan, alanya yöresinde m.sapientum ve m.paradisiaca türlerinin kültürü yapılan, çok yıllık, ağaç görünümündeki otsu bir bitki cinsi.

Topknots : Tepe. Sorguç. İbik. Saç kurdelası.

Globular : Küre biçiminde. Globüler. Küreciklerden oluşan. Katı damla biçiminde. Küresel. Küçük küreciklerden oluşan. Yuvarlak biçimde özdek parçası özelliğinde olan (yuvarsıl önbesi özdecikleri vb.). Küre şeklinde. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yuvarsı.

Gnarls : Homurdanmak. Dolamak. Söylenmek. Mırıldanmak. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme. Yumruluk. Burmak.

Bean : Şekerfasulyesi. Akıl. Önemsiz şey. Ufak olan. Metelik. Fasulye. Çekirdek (kahve vb). Saksı (kafa).

Cupolas : Kubbe. Zırhlı kule.

Mace : Süslü asa. Gözyaşartıcı bomba sıvısı. Gürz. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Küçük hindistan cevizi kabuğu. Tören sopası. Yüzüne mace püskürtmek. Ortaçağda kullanılan ağır topuz.

 

Beginnings : Bağ. Esas.

Chignons : Kafanın arkasında yüksekte giyilen sıkı saç rulosu.

Node : Ay yörüngesinin tutulum'u deldiği iki noktadan her biri. çift-yıldizlarda yoldaş yörüngesinin, bakış doğrultumuza dik olan izdüşüm düzlemini deliği noktalardan her biri. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Devre düğümü. Çizge. Duran dalga profilinde. Boğum noktası. Düğüm. Devre.

Knob synonyms : doorhandle, bows, cannonball, dinguses, knot, detent, pushbutton, bully head, beetles, trimmings, beaters, penis, maces, costard, dongs, handgrip, internode, cephalic, congeries, door knob, doodle, nodal, bonce, nodes, archest, jemmy, beans, stop, phalli, internodes, dingus, faggots, faggot.

Knob ingilizce tanımı, definition of Knob

Knob kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grow into knobs or bunches. To become knobbed. As, a knob in the flesh, or on a bone. A lump. A hard protuberance. A bunch. A hard swelling or rising.