Divorcing türkçesi Divorcing nedir

Divorcing ile ilgili cümleler

English: Divorce can put mutual friends of the divorcing couple in a difficult position, particularly if it's an acrimonious split.
Turkish: Boşanmalar, boşanan çiftlerin ortak arkadaşlarını zor durumda bırakabilir, özellikle de ayrılık sert ve tantanalı olmuşsa.

English: Ali is divorcing Mary.
Turkish: Ali Mary'yi boşuyor.

Divorcing ingilizcede ne demek, Divorcing nerede nasıl kullanılır?

Divorc‚ : Dul erkek.

Divorc‚e : Dul kadın.

Divorcable : Boşanabilir.

Divorce : Boşamak. Karısından ayrılmak. Eşten boşanmak. Boşanmak. İlgi kesmek. Dul erkek. Boşanma. Yasal olarak kurulmuş bir evlilik ilişkisinin yine yasal biçimde ortadan kaldırılması. Kocasından ayrılmak.

Divorce action : Boşanma davası.

Divorceé : Dul kadın. Dul kimse. Boşanmış kimse.

Divorce from : Ayrılmak. İlgisini kesmek. Ayırmak.

Divorced : Ayrılmış. Boşanmış.

Divorce suit : Boşanma davası.

Divorceable : Boşanabilir. Boşanılabilir. Ayrılabilir.

İngilizce Divorcing Türkçe anlamı, Divorcing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divorcing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disconnects : Akımını kesmek. Kesmek (telefon veya cereyan veya gaz vb). Bağlantısını kesmek. Kesmek. (telefon) bağlantıyı kesmek. Bağlantısını koparmak. Fişini çekmek. Bağlantıyı kesmek. Netten düşmek.

Breaking up : Dağılma. İlişkiyi bitirme. Ayrılma. Parçalayan. Sevgililerin ayrılması olayı. Ayrılma (sevgiliden). (çiftlerin) ayrılması.

Well up : Fışkırmak. Akmak. İle dolmak (gözyaşı veya bir duygu).

Appropriated : İç etmek. Kendine maletmek. Özelleştirmek. Tayin olunmuş. Ayrılmış. Üstüne oturmak. Tahsis olunmuş. Tahsis edilmiş. Muhassas.

Be separated : Ayrı yaşamak. Ayrı olmak. Bölünmek.

Get divorced : Eşinden ayrılmak.

Allocate : Ödenek ayırmak. Yer ayırmak. Bölüştürmek. Özgülemek. Yerini tayin etmek. Dağıtmak. Pay etmek. Tertip etmek.

Teem : Meyve vermek. Doğurmak. Kaynamak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Hamile olmak. Bol olmak. Boşaltmak. Dökmek. Cirit atmak. Dökülmek.

Repudiation : İnkar. Yadsıma. Reddetme. İnkar etme. Kabul etmeme. Ret. Tanımama. Tanımayış. Borçları ödemeden kaçınma.

Divorcing synonyms : amusive, allocate to, appropriates, repudiated, allots, apostatizes, allow, break up, interesting, estrangements, divorce, oblique, allocated, radiating, divorcement, divergent, abstracts, obtain a divorce, apostatise, divorcements, allotting, allows, apostatized, repudiations, be off, estrangement, teems, repudiating, repudiate, apostatizing, branching, be loose, bow out of.

Divorcing zıt anlamlı kelimeler, Divorcing kelime anlamı

Uninteresting : Yavan. Cansız. İlgi çekmeyen. Çekici olmayan. Meraksız. İlginç olmayan.

 

Convergent : Çakışan. Yakınsak. Bir çekitte birleşen. Konverjan. Birbirlerine yaklaşma eğiliminde olan. Bir noktada birleşen. Yöndeşik.

Parallel : Benzer. Kıyaslamak. Koşut. Nazire. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Eşit olmak. İle karşılaştırmak. Benzemek. Yeryuvarlağında eşleğe koşut, gökküresinde tutulum'a ya da gök eşleğine koşut daire. Örnek.

Divorcing antonyms : perpendicular.