Merdane nedir, Merdane ne demek

Merdane; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.

"Merdane" ile ilgili cümleler

  • "Mesirelere gittiği günlerde, merdane laubaliliğiyle yiyecek ve içeceğe müteallik hazırlıkların başına geçerdi." - Y. K. Beyatlı

Yerel Türkçe anlamı:

Şeker ve kavrulmuş fındık ezilerek yapılmış olan macun.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Büyük bir ağaç gövdesinin, orta kısmına dik olarak çakılmış uzun ve kalın çekme sopasından oluşan ekimden sonra, tarlayı düzlemek ve tezekleri parçalamakta kullanılan sürgü. (-Kırklareli)

Merdane hakkında bilgiler

Merdane hamur açmaya yarayan silindir şekilli araçtır. Oklava ile aynı işlevi görür. Oklava ince ve uzun iken merdane silindir şekillidir ve iki ucunda sap bulunur. Farklı kalınlıklarda olabilir.

Merdane tanımı, anlamı:

Silindir : Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Silindir şapka.

 

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Oklava : Hamur açmakta kullanılan silindir biçiminde uzunca, ince değnek.

Merdaneleme : Merdanelemek işi.

Merdanelemek : Bir şeyin üzerinden merdane geçirmek.

Yakış : Yakma işi.

Mert : Sözünün eri, güvenilir (kimse), erkek. Yiğit.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Biçim : Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Kalın : Pes (ses). Enli ve gür (kaş). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Yoğun, akıcılığı az olan. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Etli, dolgun. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık.

Hamur : Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. Kâğıtta tür, nitelik. Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Öz, asıl, maya. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri).

 

Şekil : Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Biçim. Biçim. Anlatım biçimi.

Mertçe : (me'rtçe) Yiğide, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, merdane. Yiğide, erkeğe yakışan.

Diğer dillerde Merdane anlamı nedir?

İngilizce'de Merdane ne demek? : n. rolling pin, roller, rolling press, wringer

Fransızca'da Merdane : rouleau [le]

Almanca'da Merdane : n. Nudelholz, Walze

Rusça'da Merdane : n. валик (M), каток (M)

adj. доблестный, мужественный

adv. отважно