Taborets türkçesi Taborets nedir

Taborets ingilizcede ne demek, Taborets nerede nasıl kullanılır?

Taboret : Kasnak. İskemle. Tabure. Arkalıksız sandalye.

Taborer : Dümbelek çalan kişi.

Tabor : Darbuka. Dümbelek. Zilli def. Dümbelek çalmak. İowa eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.

Taborine : Küçük dümbelek. Darbuka. Dümbelek.

Tabors : Zilli def. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Darbuka. Dümbelek çalmak. Dümbelek. İowa eyaletinde şehir.

Taboos : Tabu. Yasaklanmış şey.

Taboo fictive : Kutyasak yapıntı. Yasaklara uyulmadığında oluşacak sonuçları anlatan yapıntı türü. bk. yapıntı, krş. masal, söylen, söyleni.

Taboparesis : Genel felçle belirgin zayıflama. Taboparesis.

Metaboric acid : Metaborik asit.

Tabour : Dümbelek çalmak. Dümbelek.

İngilizce Taborets Türkçe anlamı, Taborets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taborets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footstools : Ayak dayayacak yer. Ayak iskemlesi. Ayak taburesi.

Balancing wheel : Avara kasnak.

Sheave : Bobin. V-kayışı kasnağı. Palanga makarası. Makara dili. Çıkrık. Demet yapmak. Oluklu kasnak. Demetlemek.

Hoop : Çembere sokmak. Halka. Çember ile kuşatmak. Çemberle bağlamak. Çember. Cimnastik kasnağı. Bağırmak. Potaya atmak.

 

Stretchers : Gerdirme tertibatı. Sedye. Oturak (kayık). Ayakkabı kalıbı. Tuval. Teskere. Gergi. Teskere (inşaat). Hatıl.

Drum : Kafasına sokmak. İneklemek. Çok çalışmak. Bilişim, madencilik alanlarında kullanılır. Bateri. Davul şeklinde şey. Dom. Parmaklarıyla tempo tutmak. Davul çalmak.

Cylinder : Silindir. Rulo. Merdane. Tüp. İçine krem. Vals. Üstüvane. Yuvgu.

Footstool : Ayak taburesi. Ayak dayayacak yer. Ayak iskemlesi.

Hocker : Puf.

Taborets synonyms : tabouret, pulleys, rims, stool, cylinders, footboards, footrests, involutes, seat, belt pulley, rim, pulley, tuffets, stooling, taboret, footrest, tabourets, stretcher, balance wheel, creature, stools, hockers, tuffet.