Taborer türkçesi Taborer nedir

  • Dümbelek çalan kişi.

Taborer ingilizcede ne demek, Taborer nerede nasıl kullanılır?

Taboret : Kasnak. Arkalıksız sandalye. Tabure. İskemle.

Taborets : Arkalıksız sandalye. Kasnak. Tabure. İskemle.

Tabor : Dümbelek çalmak. Darbuka. Dümbelek. İowa eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Zilli def.

Taborine : Küçük dümbelek. Dümbelek. Darbuka.

Tabors : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Zilli def. İowa eyaletinde şehir. Dümbelek. Darbuka. Dümbelek çalmak.

Taboo : Mana ile yüklü oldukları kabul edilen insanların, hayvanların, nesnelerin, doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi ve bunlardan kaçınma, a. bk. geçici tabu, sürekli tabu. Memnu. Tabu. Konuşulamaz. Kutyasak. Dokunulmaz. Yasaklamak. Tekinsiz. Kutgüç ile yüklü oldukları düşünülen insan, hayvan, nesne ve doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi, bunlardan kaçınma.

Taboo fictive : Kutyasak yapıntı. Yasaklara uyulmadığında oluşacak sonuçları anlatan yapıntı türü. bk. yapıntı, krş. masal, söylen, söyleni.

Tabour : Dümbelek. Dümbelek çalmak.

Taboparesis : Genel felçle belirgin zayıflama. Taboparesis.

Tabooing : Tabulaştırmak. Konuşulmasını yasaklamak. Tabulaştırma. Yasaklamak.

İngilizce Taborer Türkçe anlamı, Taborer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taborer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stacker : Yığın. El istif makinesi. İstifçi. İstifleyici. İstif yapan kimse. Yığıcı. İstifleme makinesi.

Itinerant : Seyyar. Gezgin. Gezer. Dolaşan. Gezici. Seyyah. Seyyar kimse. Gezginci.

Tanzania : Tanzanya birleşik cumhuriyeti. Tanzanya. Afrika'nın doğusunda bir ülke.

Stevedore : Liman çalışanı. Tahliyeci. Gemi yükleme işçisi. Yükleme işçisi. Liman işçisi. İstifçi. Limanda yükleme ve boşaltma işçisi. Yükleme veya boşaltma işçisi. Yük boşaltma işçisi. Rıhtım işçisi.

Day laborer : Gündelik işçi. Günlük olarak çalışan ve günlük ücret alan kimse (genellikle vasıfsız işçi). Ayrıca day labourer olarak da yazılır. Günlük işlerde çalışan işçi. Gündelikçi. Gündelikçi işçi.

Loader : Liman işçisi. Loder. Besleyici. Yükleyici. Yükleyici programı. Doldurucu. Yağcı. Pohpohcu.

Sprayer : Sıvı püskürten kimse. Püskürtücü. Pülverizatör. Püskürteç. Pistole. Püskürgeç. Sprey. Tabanca.

Galley slave : Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi. Kürek mahkumu. Forsa. Kürek mahkümu.

Dockworker : Liman işçisi. Liman çalışanı. Tersane işçisi. Dok işçisi.

Faller : Ağaç kesen kimse. (ingiliz ingilizcesi) düşen hayvan (özellikle bir yarış esnasında düşen at). Ağaçları kesip deviren kimse. Düşen kimse. Oduncu. Düşen. Düşerek çalışan bir aparat veya makina parçası. Düşen şey.

Taborer synonyms : dock walloper, united republic of tanzania, hired man, mule driver, hod carrier, tracklayer, agricultural laborer, gandy dancer, working person, rail splitter, platelayer, section hand, mule skinner, sawyer, mineworker, working man, gypsy, agricultural labourer, dishwasher, docker, hodman, manual laborer, drudge, longshoreman, miner, feller, lumberman, hand, wrecker, yardman, workman, jack, dockhand.

 

Taborer zıt anlamlı kelimeler, Taborer kelime anlamı

Effortless : Zahmetsiz. Gayret etmeyen. Çaba göstermeyen. Gayretsiz. Çaba gerektirmeyen. Çabasız. Kolay.

Graceful : Vakur. Güzel. Çekici. Nezaket sahibi. Hoş. Latif. Ağırbaşlı. İnce. Endamlı. İncelikli.

Taborer ingilizce tanımı, definition of Taborer

Taborer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who plays on the tabor.