Stacker türkçesi Stacker nedir

  • İstif yapan kimse.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Yığıcı.
  • İstifleyici.
  • El istif makinesi.
  • Yığın.
  • İstifçi.
  • İstifleme makinesi.

Stacker ingilizcede ne demek, Stacker nerede nasıl kullanılır?

Card stacker : Kart toplayıcı. Kart biriktirici.

Stackers : İstifleme makinesi. Yığıcı. İstifleyici. El istif makinesi. Yığın. İstifçi. İstif yapan kimse.

Stacked : Yığın. Daireler çizerek uçmak. Yığmak. Çatmak (tüfekleri). Yüklemek. İstifli. Kümelemek. Yığılı. İstif edilmiş. İstif etmek.

Stacked column chart autoformat : Yığılı sütun grafik otomatik biçim.

Stacked iv estimator : Yığılmış araç değişken tahmincisi.

Unstacked : İstiften ayırmak. İstiften çıkarmak.

Stack memory : Yığın bellek. Yığıt bellek.

Stacked job : Toplu iş.

Stack of bones : Kemik yığını. Kemik istifi. Kemik topluluğu.

Stack and scale to : Yığınla ve ölçekle.

İngilizce Stacker Türkçe anlamı, Stacker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stacker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Access key : Erişim anahtarı. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim tuşu.

Access control : Erişim kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Giriş kontrolü. Erişim denetimi. Erişim denetim.

 

Jack : Erkek tavşan. Jak. Bilgisayar, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Aracı istenen yanından yukarı kaldırmaya yarayan aygıt. Kriko. Kaldırıcı. İskambilde oğlan. Bacak. Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve dişi fişe sokulan bacak. Fiş.

Bank : Sığdip. Set. Silindir arası (motor). Basamak. Set çekmek. Uçağın bir yana yatması. Sahil. Para yatırmak. Kara sahanlıklarında görülen, alanları ve biçimleriyle ayrımlı, derinlikleri genellikle 5-20 m. arasında değişen, balık bakımından zengin sığlıklara verilen ad. Sıra.

Bulk : Boy. Toplu. Geniş vücut. Esas kısım. Hantal gövde. Genişlemek. Kütle. Esas kısmı. Oylum. Büyümek.

Engrosser : İri yazı ile kopya eden. Bir monopol yaratmak amacıyla satılan tüm malları satın alan kimse. Zapteden. İşgal eden. Piyasadaki malı kapatan ve istif eden. Bir dökümanı büyük açık ve anlaşılır harflerle veya resmi bir stilde kopyalayan kimse. Yazıyı temize çeken. Tutan. Spekülatör.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Amasser : Akümülatör. Biriktirici. Toplayıcı.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Agglomeration : Yığılma. Toplanma. Halter. Yığışım. Yerleşim yeri. Bağlantı noktası. Toplama. Yığışma.

Stacker synonyms : accelerator key, abstract syntax tree, engrossers, aggregation, manual laborer, batch, abbreviate, laborer, labourer, acception, aggregations, abnormal end, packer, stower, stackers, access mechanism, hoarder, hoarders, packers, amassers, stockers, accumulation, accent char, access control entry, budget, abort, ac adapter, body, bodying, batches, accent bar, absolute device, stevedore.