Laminates türkçesi Laminates nedir
- Üst üste koymak.
- Yaprak haline getirmek.
- Kat kat yapmak.
- Pul pul olmak.
Laminates ingilizcede ne demek, Laminates nerede nasıl kullanılır?
Laminate : Yaprak haline getirmek. Yaprak halinde. İnce tabakalar halindeki bir maddeyi üst üste koyarak daha dayanıklı bir madde haline getirmek. İnce tabakaların üstüste konmasından elde edilen madde. Kat kat yapmak. Tabaka. Laminet. Lamine etmek. Yapraklanmak. İnce tabaka haline getirmek.
Laminated : Katmerli. Kat kat. Üst üste konmuş. Levhalı. Laminasyonlu. Tabakalı. Katmer. Yapraklı. İki ince ağaç tabasının, aralarına talaş konularak sıkıştırılmasıyla elde edilen, daha çok akustik ve klasik gitar gövdelerinde kullanılan kaplama malzemesi.
Laminated armature : Levhalı armatür. Levhah endüvi. Levhalı endüvi.
Laminated beam : Katmerli kiriş. Yapraklı kiriş.
Laminated contact : Yaprak kontakt. Yaprak kontak.
Laminated steel : Lamine çelik.
Laminated plastic : Yapay reçine levha. Yapraklı plastik. Lamine plastik.
Laminated wood : Birçok ince katmandan yapılmış olan tahta. İnce tabaka ile kaplanmış ahşap tahta. Lamine katmanlı ahşap. Lamine ahşap. Yapraklı kereste. Tabakalı kereste.
Laminated feed : Bir yem ham maddesinin önceden buharla tavlanarak veya tavlanmaksızın iki silindir arasında ezilerek veya kesilerek yassı ve düz pulcuklar getirilmiş durumu. Yaprak yem.
Laminated leaf spring : Çok katlı yay yaprak. Çokkatlı yaprak yay. Birden artık yaprak yayın üst üste bağlanmasıyla oluşan yay. Makas.
İngilizce Laminates Türkçe anlamı, Laminates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Laminates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Slough : Kabuk bağlamak. Değiştirilen deri. Üzerinden atmak. Deri dökmek (yılan). Sıyrılmak. Deri değiştirmek. Gömlek (yılan). Umutsuzluk. Bataklık deresi.
Skilled workman : Vasıflı işçi. Usta işçi. Kalifiye işçi.
Superposing : Çakıştırmak. Bindirmek. Üst üste yapmak. Üstüne koymak.
Desquamate : Pul pul dökülmek. Deskuamat. Pulları dökülmek.
Spalled : Kıymak. Parçacık. Yonga. Parçalanmak. Ufak parça taş. Parçalamak. Taş parçası. Kabuğunu soyma. Kıymık.
Spalls : Kıymık. Yonga. Parçalamak. Kıymak. Parçacık. Parçalanmak. Ufak parça taş. Taş parçası. Kabuğunu soyma.
Laminate : Lamine etmek. Yapraklanmak. İnce tabaka haline getirmek. Tabaka. Laminat. Laminet. İnce tabakalar halindeki bir maddeyi üst üste koyarak daha dayanıklı bir madde haline getirmek.
Scale off : Pullarını ayıklamak. Pul pul dökülmek. Pullanmak.
Skilled worker : Vasıflı işçi. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir becerisi ve yeteneği olmakla beraber usta durumuna gelemeyen işçi. Yetenekli işçi. Yetişmiş işçi. Becerikli işçi. Kalifiye işçi.
Superposed : Üstüne koymak. Üst üste yapmak. Çakıştırmak. Süperpose.
Laminates synonyms : trained worker, produce, superimpose, make, laminating, adding up, foliates, add up, superimposes, flatten out, foliate, slab, scale, superimposing, flake, sloughed, foliating, spall, superposes, create, flattening out, sloughs, superpose, pile on.
Laminates zıt anlamlı kelimeler, Laminates kelime anlamı
Uncover : Deşifre etmek. Açmak. Şapka çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Üstünü açmak. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak.

Bu kısımda Laminates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Laminates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Laminates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Laminates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.