Superposing türkçesi Superposing nedir
- Üstüne koymak.
- Bindirmek.
- Çakıştırmak.
- Üst üste yapmak.
- Üst üste koymak.
Superposing ingilizcede ne demek, Superposing nerede nasıl kullanılır?
Superposition : Üst üste koyma. Üstdüşüm. Üstüste bindirme. Çakıştırma. Bir ortamdaki iki ya da daha çok dalganın birlikte oluşturdukları etkinin, bu dalgaların tek tek etkilerinin toplamına eşit olma ilkesi. Süperpoze etme. Bindirme. Çakışma. Üst üste olma.
Superposition eye : Süperpozisyon göz. Böceklerde bulunan bir tip göz.
Superposition principle : Üstdüşüm özelliği. Bindirme özelliği.
Superpositions : Üstdüşüm. Üstüne koyma. Çakıştırma. Üstüste bindirme. Üst üste olma. Süperpoze etme. Çakışma. Bindirme. Üst üste koyma.
Principle of superposition : Üst üste gelme ilkesi.
Superpower : Süper güç. Süper devlet. Süper güçlü.
Superpowers : Süper devlet. Süper güç. Süper güçlü.
Superposes : Üst üste yapmak. Çakıştırmak. Bindirmek. Üstüne koymak. Üst üste koymak.
Electronic superpower : Elektronikte bir numara. Elektronik alanında güçlü lider. Elektronik süper gücü. Elektronik lider.
Superposable : Özdeş.
İngilizce Superposing Türkçe anlamı, Superposing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Superposing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bump : Toslamak. Kütlemek. Gümbürtü. Şiş. Güm diye. Aniden. Sarsılmak. Sarsıla sarsıla gitmek. Gafleten. Çarpışmak.
Oversight : Bakım. Dalgınlık. Yönetim. Dikkatsizlik. Kusur. Yanlış. Hata. Nezaret. Gözetim. Gözden kaçırma.
Guzzles : Höpür höpür içmek. Oburca içmek. Tıkınmak. Yiyip bitirmek. Hapur hupur yemek. Hapır hupur yemek. Hızlı içmek. Çokça içmek (içki). Kana kana içmek.
Superintendence : Teftiş. Kontrol. Denetleme veya kontrol. Bakma. Sevk ve idare. Murakabe. Sevk ve nezaret. Gözetim. Denetim.
Lapped : Tur yapmış. Üst üste gelmek. Yalayarak içmek. Oburca yemek. Dolamak. Örtmek. Bindirilmiş. Bindirme. Sarmak. Yalayıp yutmak.
Bumping : Darbe. Su içeren petrol ürününün kaynama sırasında kabın duvarına yaptığı vuruntu. Çarpmak. Çarpışmak. Toslamak.
Clashes : Çarpışmak. Çatırdamak. Uyuşmamak. Uymamak. Çarpmak. Çatışmak. Gümbürdemek. Anlaşamamak. Gitmemek.
Bumped : Çarpmak. Toslamak. Çarpışmak.
Guzzled : Hızlı içmek. Höpür höpür içmek. Oburca içmek. Çokça içmek (içki). Hapur hupur yemek. Hapır hupur yemek. Tıkınmak. Kana kana içmek. Yiyip bitirmek.
Superimpose : Üst üste getirmek. Fotomontaj yapmak. Eklemek. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bindir. Süperimpoze. Üzerine koymak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
Superposing synonyms : invigilation, clashing, embarks, guzzle, clashed, bump into, embarking, superimposed, put upon, supervision, superimposes, bumps, laminates, add on, pile on, laps, superimposing, embark, get on, lap, clash, superpose, superposes, embarked, direction, management, laminate, adding up, crash into, superposed, add up, laminating.

Bu kısımda Superposing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Superposing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Superposing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Superposing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.