Superpositions türkçesi Superpositions nedir
- Çakıştırma.
- Üst üste koyma.
- Üst üste olma.
- Üstüste bindirme.
- Süperpoze etme.
- Üstdüşüm.
- Üstüne koyma.
- Bindirme.
- Çakışma.
Superpositions ingilizcede ne demek, Superpositions nerede nasıl kullanılır?
Superposition eye : Böceklerde bulunan bir tip göz. Süperpozisyon göz.
Superposition principle : Üstdüşüm özelliği. Bindirme özelliği.
Principle of superposition : Üst üste gelme ilkesi.
Superposition : Üst üste olma. Üst üste gelme. Bir ortamdaki iki ya da daha çok dalganın birlikte oluşturdukları etkinin, bu dalgaların tek tek etkilerinin toplamına eşit olma ilkesi. Üst üste koyma. Çakıştırma. Üstüne koyma. Üstüste bindirme. Süperpoze etme. Üstdüşüm.
İngilizce Superpositions Türkçe anlamı, Superpositions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Superpositions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conflicting : Çelişme. Tutarsız. Çelişkili. Çatışmalı. Çelişen. Zıt. Aykırı düşen.
Embarkment : Yükleme. Binme. Gemiye binme. Atılma. Uçağa bindirme. Bir gemi veya kayığa binme. Girişme. Uçağa yükleme. Gemiye bindirme.
Principle : Esas. Temel. Dürüstlük. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ahlak. Yöntem. Ç.ahlak. İlke. Kaide. Temel düşünce, temel kanı. bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak.
Double printing : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. tv. aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.
Deposit : Bankaya yatırmak. (kapora) vermek. Sıvıların dibine oturan maddeler. Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Depozit vermek. Yerleştirmek. Önödence. Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme. Yatırmak. Depozito.
Rule : Düzçizer. Yol. Saltanat sürmek. Adet. Yönetmek. Çizmek. -e egemen olmak. Yönetim. Yöntem. Yönetmelik.
Succession : Zincir. Veraset. Ardışık olma. Dizi. Tiyatro oyununda olayların nedenleri ile sonuçlarının inandırıcı sıra ile birbirini izlemesi. Sıra. Yerine geçme. Silsile. Vekalet.
Lap joint : Bindirmeli bağlantı. Bindirmeli ek. Derz. Eklem. Bindirme ek. Bindirme bağlantı. İnşaat derzi. Yapım eklemi.
Deposition : Bırakma (tortu). İfade. Yazılı ifade. Tahttan indirme. Tortu. Tanıklık etme. Bk. tortu, tortulaşma. Yeminli ifade verme. Emanet etme. Tanıklık.
Superpositions synonyms : imbrication, superposition principle, clapboard, successions, laminating, half lap dissolve, coincidence, superimposition, congruity, lapping, corps a corps, dich, principle of superposition, superposition, convergence, corbeling, embarkation, degeneracy, corbels, corbel, embarking, clapboards, imbrications, lapped, embarkations, convergences, congruities.

Bu kısımda Superpositions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Superpositions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Superpositions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Superpositions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.