Conflicting türkçesi Conflicting nedir

Conflicting ingilizcede ne demek, Conflicting nerede nasıl kullanılır?

Conflicting changes : Çatışan değişiklikler. Çakışan değişiklikler.

Conflicting device list : Çatışan aygıt listesi. Çakışan aygıt listesi.

Conflicting interests : Çıkar çatışması. Çatışan menfaatler. Birbirine engel olabilecek iki farklı kişisel çıkar.

Conflicting opinions : Karşıt fikirler. Çelişkili düşünceler. Çatışan fikirler.

Conflictingly : Zıt bir şekilde. Çelişkili olarak.

Conflict history : Çakışma geçmişi.

Conflict management : Çatışma yönetimi. Çatışmanın yönetimi.

Conflict of treaties : Antlaşmaların çatışması.

Conflictive : Tutarsız. Ters düşen. Çelişkili. Muhalif. Çelişen.

Nonconflicting : Zıt olmayan. Çelişkili olmayan. Tutarsız olmayan. Çarpışmayan. Çelişmeyen. Çatışmayan.

İngilizce Conflicting Türkçe anlamı, Conflicting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conflicting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Self contradictory : Kendisiyle çatışan. Kendisiyle çelişen. Kendiyle ters düşen.

Confronting : Yüz yüze getirmek. Yüzleştirmek. Karşı koymak. Karşılaştırmak. Zıtlaşma. Yüzleşen.

 

Interfering : Herşeye karışan. Müdahaleci. Müdahil. Her şeye burnunu sokan. Karışma. Müdahale eden. Karışan. İşgüzar. Çatışan.

Inconsistent : Birbirini tutmayan. İstikrarsız. Aykırı. Sögeni sögenine uymayan. Kararsız. Saati saatine uymaz. Uyuşmaz. Değişken. Bağdaşmaz.

Absonant : Akla uygun olmayan.

Double minded : Samimiyetsiz. Kararsız. İki yüzlü.

Disjointed : Tutarsız (söz). İpe sapa gelmez. Kopuk. Darmadağın. Parçalarına ayrılmış. Bağlantısız. Ayrılmış. Birleştiği yerden çıkmış. Dağınık.

Choppier : İstikrarsız. Yön değiştiren (rüzgar). Dalgalı. Değişken. Çırpıntılı. (deniz) çırpıntılı. (rüzgar) değişken. Durmadan yön değiştiren. Değişen.

Abhorrent : Zit. Nefret uyandırıcı. Karşıt. Tiksindirici. Karsit. İğrenç. Nefret uyandıran.

Dich : İki parçalı. Hendek kazmak. İki parça halinde. Vuruşma sırasında, savutları kullanamayacak biçimde birbirine değme ya da çarpma. Hendekle çevirmek. Suyolu açmak.

Conflicting synonyms : corps a corps, discordant, antagonistic, adverse, paradoxical, antipole, antithetic, coincidence, contradictious, at variance, choppy, at odds, confrontational, convergence, as thin as a wafer, disconnected, convergences, antithetical, congruity, contradicting, abrupt, contrastive, alien, discursory, incoherent, averse, desultory, conflictive, contra, congruities, contradictory, anti, anomalous.

Conflicting zıt anlamlı kelimeler, Conflicting kelime anlamı

Consistent : Uyumlu. İstikrarlı. Mütemadiyen. Kalıcı. Kıvamlı. Bağıntılı. Sürekli. Tutarlı. Devamlı.

Unopposed : Karşı çıkılmayan. Muhalefetsiz. Karşı gelinmemiş. Rakipsiz.

Conflicting ingilizce tanımı, definition of Conflicting

Conflicting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Incompatible. Contending. Contradictory. Contrary. Opposing. Being in conflict or collision, or in opposition.