Interfering türkçesi Interfering nedir

  • Herşeye karışan.
  • Aykırı düşen.
  • İşgüzar.
  • Müdahaleci.
  • Müdahil.
  • Her şeye burnunu sokan.
  • Karışma.
  • Karışan.
  • Çatışan.
  • Müdahale eden.

Interfering ile ilgili cümleler

English: I'm interfering.
Turkish: Ben müdahele ediyorum.

English: I think Moustapha is interfering.
Turkish: Sanırım Mustafa müdaheleci.

English: Ali is interfering.
Turkish: Ali müdahele ediyor.

English: I just don't want Tom interfering.
Turkish: Tom'un müdahale etmesini istemiyorum.

English: Ali is interfering, isn't he?
Turkish: Ali işgüzar, değil mi?

Interfering ingilizcede ne demek, Interfering nerede nasıl kullanılır?

Interfering frequency : Karışma sıklığı.

Defective interfering particles : Çoğalma sırasında oluşan, ebeveyn virüse göre genomu daha kısa yapıda olan yeni nesil virüsler. Kusurlu interfere edici tanecikler.

Be always interfering : Durmadan karışmak. Karışıp durmak.

Interferant : Patent ofisine şikayette bulunan. Burnunu sokan. Karışan.

Interfere : Müdahale etmek. Araya girmek. Engellemek. Yoluna çıkmak. Girişmek. Parazit yapmak. Dokunmak. Karışmak. Çatışmak. Burnunu sokmak.

Interference guard bands : Karışımönler bantlar.

Interference filter : Parazit filtresi. Girişimii süzgeç. Girişim filtresi. Girişim süzgeci. Girişimden yararlanarak belirli dalga boyu aralığında ışığı geçiren ışık süzgeci (renkli cam).

 

Interference pattern : Girişim örüntüsü.

Interference from power lines : Güç hatlarından karışma.

Interference colors : Girişim renkleri. Eşyönsüz kristallerde nikollerin haclanması ile görülen renkler. (nikol esas kesitlerinin, birbirleriyle çakışmadıkları durumlarda görülen bu renkler, eşyönsüz kristalin çift kırıcılığına ve kesitinin kalınlığına bağlıdır.).

İngilizce Interfering Türkçe anlamı, Interfering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interfering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pragmatists : Pragmatist. Uygulamacı. Faydacı. Pragmacı. Bilgiç.

Meddlesome : İşe karışan. Her işe karışan.

Intervening : Aracılık etmek. Geçmek. Araya girmek. Nüfuzunu kullanmak. Arada olmak. Araya giren. Karışmak.

Interferences : Engelleme. Kurcalama. Burnunu sokma. Girişim. Parazit. Engel. Müdahale etme. Tezat.

Efficient : Randımanlı. Hızlı ve verimli çalışan. Rasyonel. Liyakatli. İyi çalışan. Verimli. İş bilir. Becerikli. Yeterli.

Busybody : İşgüzar kimse. Başkalarının işine karışan. Kel kahya. Başkasının işine burnunu sokan kimse. Herşeye burnunu sokan kimse.

Intrusive : Kullanışsız. Araya giren. İzinsiz ve davetsiz giren. Zorla giren. Elverişsiz. Mütecaviz. Zorla içeri giren. Sırnaşık. Davetsiz. İzinsiz giren.

Intermediatory : Arabulucu. Aracı. Arabuluculuk yapan. Arabulucu olarak görev alan. Ara bulan. Aracı olan.

Kibitzer : Karıştırıcı. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. Karışan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse. Sohbet eden kimse. Araya giren kimse.

 

Amalgamations : Birleştirme. Füzyon. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Karışım. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Alaşım. Karıştırma. Şirketlerin birleşmesi. Birleşme.

Interfering synonyms : busybodied, embroilments, intermediator, embroilment, meddling, meddlers, intervenient, intermeddling, interposal, interveners, pragmatic, busy, commingling, engaged in, pragmatical, meddle some, amalgamates, busybodies, kibitzers, interference, baalebos, crosstalk, pragmatist, amalgamate, intervener, officious, interposition, meddler, amalgamation, concernment, interferant, implication, conflicting.

Interfering zıt anlamlı kelimeler, Interfering kelime anlamı

Interfering antonyms : unintrusive.