Lapped türkçesi Lapped nedir
- Dolanmış.
- Üstüne koymak.
- Bindirilmiş.
- Üst üste gelmek.
- Örtmek.
- Tur yapmış.
- Yalayarak içmek.
- Dolamak.
- Şapır şupur içmek.
- Yalayıp yutmak.
- Şapırdatmak.
- Bindirme.
- Üst üste binmiş.
- Sarmak.
- Oburca yemek.
- Tur yapmak.
Lapped ile ilgili cümleler
English: Ali clapped his hands.
Turkish: Ali ellerini alkışladı.
English: Ali clapped his hands together.
Turkish: Ali elleriyle alkışladı.
English: Ali clapped his hands together excitedly.
Turkish: Ali elleriyle heyecanla alkışladı.
English: Ali blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Turkish: Ali Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.
English: A few people clapped after his lecture.
Turkish: Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı.
Lapped ingilizcede ne demek, Lapped nerede nasıl kullanılır?
Lapped in luxury : Lüks içinde. Lükse gömülmüş.
Clapped : Çarpmak. Alkışlamak. Hafifçe vurmak. Çırpmak. El çırpmak. Dokunmak. Oturtmak. Yerine koymak. Vurmak.
Clapped hands : Alkış. Yüksek bir ses çıkarmak için bir insanın iki elini şaplatması. El çırpma.
Clapped his hands : Alkışlayan. Yüksek bir ses çıkarmak için ellerini şaplatan.
Clapped out : Enerjisi tükenmiş. Külüstür. Yorgun. (ingiliz argosu) yorgun. Harcanmış. Bitmiş. Bıkkın. Bozuk. Bitik. Tükenmiş.
Overlapped : Çakışık. Üstüne gelmek. Kaplamak. Çakışmak. Üstünü örtmek. Aşmak. Örtüşmeli. Üst üste gelmek.
Was slapped in the face : Hayalin gerçeğe yaklaşamayacağını anladı. Biri tarafından elinin içiyle yüzüne tokat yedi. Yüzüne tokat yedi. Gerçekler yüzüne çarptı. Şamar yedi. Tokatlandı.
Lapper : Şapırdatan kimse. Şapırdatan (içerken). Sıvı bir şeyi şapır şupur içen kimse. Sıvıyı şapırdatarak içen.
Lappering : Sıvıyı şapırdatarak içen. Şapırdatan (içerken).
Dewlapped : Gerdanlı. Gerdana (belli hayvanların boyunlarından sarkan deriye) benzeyen.
İngilizce Lapped Türkçe anlamı, Lapped eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lapped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backlash : Geri tepme. Beklenmedik kötü sonuç. Güçlenen bir inanca karşı oluşan güçlü tepki. Karşı çıkma. Geri tepmek. Geriye ani hareket. Laçka. Geriye doğru yapılan ani hareket. Boşluk (mühendislik terimi). Salgı (mühendislik terimi).
Convolved : Birlikte kıvırmak. Birbirine sarmak. Bobin haline gelmek. Evriştirmek. Yuvarlamak.
Gobbling : Atıştırmak. Çabuk çabuk yemek. Çabuk yemek. Acele yemek. Hindi gibi sesler çıkarmak. Hızlı yemek. Hindi sesi çıkarmak. Gulu gulu. Silip süpürmek.
Bind : Tutmak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Sargılamak. Yapışmak. Tutturmak. Ciltlemek. Yarayı sarmak. Yapıştırmak. Usandırmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır.
Come around : Yelkenleri suya indirmek. İyileşmek (hastalık vb). Kendi görüşünden caymak. Hastalığı atlatmak. Yeniden sağlığına kavuşmak. Başkasının görüşüne uymak. İmana gelmek. Ayılmak. Dediğine gelmek. Hastalıktan iyileşmek.
Gormandizes : Mideye indirmek. Çok yemek yemek. Tıkınmak. Domuz gibi yemek.
Gourmandize : Mideye indirmek. Domuz gibi yemek. Tıkınmak. Çok yemek yemek.
Materialize : Gerçekleştirmek. Maddileşmek. Maddileştirmek. Cisimlenmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Cisimleşmek. Gerçekleşmek. Cisimleştirmek. Peydahlanmak. Somutlaştırmak.
Tour : Gezmek. Dolaşı. Gezi. Tenis, eskrim, masa tenisi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Bir tiyatro topluluğunun bir yerden bir yere giderek oyunlar oynaması. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Turneye çıkmak. Gezinti. Bir tiyatro topluluğunun bir yerden başka bir yere giderek ve dolaşarak oyunlar oynaması.
Smack : Şapır şupur öpmek. Doğruca. Tokat atmak. Şapır şapır öpmek. Şamar atmak. Şapır şapır içmek. Tümüyle. Tokatlamak. Tam olarak.
Lapped synonyms : roll around, come, contemporise, bundle, toured, superimposes, devour, gobble up, devours, stratified, dispatched, smacked, take place, beset, recur, bespread, ravens, click, operate, materialise, cinctures, corbeling, strike, coiled, intervene, fall, go, recrudesce, conspires, occur, superpose, plashed, cincture.
Lapped zıt anlamlı kelimeler, Lapped kelime anlamı
Dematerialize : Manevileşmek. Maddesel olmaktan çıkmak. Kaydileştirmek. Şeklini kaybetmek. Maddesel olmaktan çıkarmak.
Dematerialise : Görünürdeki maddeyi kaybetmek. Maddesel olmaktan çıkmak. Kaydileştirmek. Şeklini kaybetmek. Maddesel olmaktan çıkarmak. (britanya ingilizcesi) manevileşmek veya manevileştirmek. Manevileşmek. Şeklini kaybetmek (dematerialize olarak da yazılır).

Bu kısımda Lapped kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lapped ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lapped anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lapped ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.