Leopard türkçesi Leopard nedir

  • Leopar desenli.
  • Pars.
  • Etçiller (carnivora) takımının, kedigiller (felidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 75 cm kadar kuyruğu olan, tarçın renginde ve rozet biçiminde benekleri olan, asya ve afrika'da bulunan bir tür. leopar, panter.
  • Leopar.
  • Panter.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Leopard ile ilgili cümleler

English: A leopard can't change his spots.
Turkish: Huylu huyundan vazgeçmez.

English: The story about the separation of the two leopard cubs seems pretty trite to me.
Turkish: İki leopar yavrusunun ayrılması hakkındaki hikaye bana oldukça basmakalıp gibi görünüyor.

English: I still can't believe they had a snow leopard in that zoo. I thought they were an endangered species.
Turkish: O hayvanat bahçesinde bir kar leoparı olduğuna hâlâ inanamıyorum. Onların tehlike altındaki bir tür olduğunu düşünüyordum.

English: The 2014 Sochi Winter Olympics official mascots are The Polar Bear, The Hare, The Leopard and two aliens called The Snowflake and The Ray of Light.
Turkish: 2014 Sochi Kış Olimpiyatlarının resmi maskotları Kutup Ayısı, Tavşan, Leopar ve Kar Tanesi ve Işık Demeti adlarındaki iki uzaylıdır.

English: A leopard cannot change his spots.
Turkish: Bir leopar beneklerini değiştiremez.

Leopard ingilizcede ne demek, Leopard nerede nasıl kullanılır?

 

Leopard cat : Panter.

Leopard crawl : Sesiz kalmak ve silahları korumak için gece vakti ilerleme yöntemi.

Leopard like : Leopar gibi. Leopar benzer. Leopara benzeyen (büyük yabani kedi türü).

Leopard moth : Mavi süzgeçkelebeği. Tırtıl çağında, çeşitli orman ve bahçe ağacının odun katını kemirerek, dalların kırılmasına ya da kurumasına yol açan, kanatları koyu mavi beneklerle süslü kelebek. (tırtılına "sarı ağaç kurdu" denir.).

Can the leopard change its spots : Kırk yıllık yani olur mu kani.

Paleopallium : Paleopalyum.

Snow leopard : Kar leoparı. Kar parsı.

Cleopatra : Kleopatra. Mısır'ın ünlü kraliçesi. (iö 69-30).

Alexandre cesar leopold bizet : Georges bizet (1838-1875). Ünlü operası carmen ile bilinen fransız besteci.

Black leopard : Siyah pars.

İngilizce Leopard Türkçe anlamı, Leopard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leopard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Cougar : Puma. Dağ aslanı. Genç adamların peşinde koşan kadın. Genç erkek avcısı (yaşlı) kadın.

 

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Cougars : Dağ aslanı. Genç erkek avcısı (yaşlı) kadın. Puma. Genç adamların peşinde koşan kadın.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Panther : Yenidünyaaslanı. Dağ aslanı. Puma.

Pelt : Fırlatmak. Şakır şakır yağmak. Yapağı içeren koyun derisi. Deri (hayvan). Koşmak. Taş atmak. Yağdırmak. Atmak. Seğirtmek.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Leopard synonyms : panthera pardus, big cat, genus panthera, leopards, abramis zone, acacia, pard, leopard cat, abiotic environment, abacus bodies, leopardess, a cell, panthers, panthera, fur, cat, panther cat, abductor muscle, a chromosome, a cells, a site, abambulacral area, a protein.

Leopard ingilizce tanımı, definition of Leopard

Leopard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large, savage, carnivorous mammal (Felis leopardus). It is of a yellow or fawn color, with rings or roselike clusters of black spots along the back and sides. It is found in Southern Asia and Africa. By some the panther (Felis pardus) is regarded as a variety of leopard.