Let him into türkçesi Let him into nedir

  • Onu içeri aldı.
  • Onu gizlice içeri soktu.

Let him into ingilizcede ne demek, Let him into nerede nasıl kullanılır?

Let : Meydan vermek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. İzin vermek. Dürmek. Kiraya verilmek. Yenilen. Gevşetmek. Dirmek. Bırakmak. Koyuvermek.

Him : O. Kendine. Onu. Kendi. (erkek) onu. Ona.

Into : Şekline. Haline. İçeriye. Ye. İçine. Biçimine. -in içine. -e. -a. E.

Let him alone : Onu rahatsız etme. Bırak kendi başının çaresine baksın. Onu kendi haline bırak. Bırak işine karışma. Onu kendi başına bırak. Onu yalnız bırak. Bırak ne hali varsa görsün.

Let him be : Onu kendi haline bırak. Onu kendi başına bırak. Bırak işine karışma. Onu yalnız bırak. Bırak ne hali varsa görsün. Bırak kendi başının çaresine baksın.

Threw him into the water : Onu uyarmadan içine atan. Onu suya fırlatan. Onu daha önce hiçbir tecrübesi olmayan bir pozisyonda bırakan. Ona duruma adapte olmak için başka seçenek bırakmayan. Onu suya atan.

Let him have his say : Bırak. Diyeceğini desin.

He let himself go : Açtı ağzını yumdu gözünü.

Let him go : Varsın gitsin. Gitmesine izin ver. Bırak gitsin.

Let him do the talking : Bırak konuşsun.