Let him go türkçesi Let him go nedir

  • Gitmesine izin ver.
  • Bırak gitsin.
  • Varsın gitsin.

Let him go ile ilgili cümleler

English: Don't let him go out.
Turkish: Dışarı gitmesine izin verme.

English: He persuaded his firm to let him go back to his old job.
Turkish: Eski işine döndürmek için firmasını ikna etti.

English: Ali begged me to let him go home early.
Turkish: Ali eve erken gitmesine izin vermem için bana yalvardı.

English: Ali asked Mary many times to let him go home early, but she wouldn't let him.
Turkish: Ali Mary'den ona eve erken gitmesi için izin vermesini rica etti fakat o izin vermedi.

English: Ali tried to persuade his father to let him go to Boston by himself.
Turkish: Ali tek başına Bostona gitmesine izin vermesi için babasını ikna etmeye çalıştı.

Let him go ingilizcede ne demek, Let him go nerede nasıl kullanılır?

Let : Ses çıkarmamak. Meydan vermek. Yenilen. Yenile. Gevşetmek. Kiraya verilmek. Koyuvermek. Vermek. Dirmek. İzin vermek.

Him : (erkek) onu. Onu. Kendi. O. Kendine. Ona.

Go : Sonuçlanmak. Enerji. Bahse girmek. Gayret. Devrolunmak. Yok olmak. Gitmek. Olmak. Götürmek. İlerlemek.

Let him alone : Onu kendi başına bırak. Onu yalnız bırak. Bırak ne hali varsa görsün. Bırak işine karışma. Onu kendi haline bırak. Bırak kendi başının çaresine baksın. Onu rahatsız etme.

 

Let him be : Onu kendi haline bırak. Bırak işine karışma. Onu yalnız bırak. Bırak kendi başının çaresine baksın. Bırak ne hali varsa görsün. Onu kendi başına bırak.

He let himself go : Açtı ağzını yumdu gözünü.

Let him do the talking : Bırak konuşsun.

Let him have his say : Bırak. Diyeceğini desin.

Let him into : Onu gizlice içeri soktu. Onu içeri aldı.