Love tree türkçesi Love tree nedir

  • Baklagiller (leguminosae) familyasından, yaprakları almaşık dizilişte ve kalp şeklinde olan, çiçekleri er dişi, taç yaprakları erguvan renkli, 10 tane erkek organı bulunan, batı ve güney anadolu'da doğal olarak yayılış gösteren, çalı ya da ağaç formunda yaprak döken bitkiler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Erguvan.

Love tree ile ilgili cümleler

English: We love trees.
Turkish: Ağaçları severiz.

Love tree ingilizcede ne demek, Love tree nerede nasıl kullanılır?

Love : Aşk. Sevgi beslemek. Sevgi duymak. Sevda. Aşık olmak. Muhabbet beslemek. Sevgi. Bayılmak. Sevmek.

Tree : Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Ağaç şeklinde kristalleşme. Mil. Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Çarmıh. Ağaçtan. Ağaca çıkarmak. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Ağaç. Çıkmaza sokmak.

Love affair : Korte. Aşıktaşlık. Aşk ilişkisi. Aşk macerası. Gönül macerası. Aşk meşk.

Love apple : Domates. Domates (eski).

Love bird : Muhabbetkuşu. Serçe papağanı.

Love child : Gayri meşru çocuk.

İngilizce Love tree Türkçe anlamı, Love tree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Love tree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Redbud : Boynuzağacı.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Love tree synonyms : purple colour, abambulacral area, acacia, red bud, a cell, aardvarks, redbuds, a cells, abiotic factor, abductor muscle, judas tree, aardvark.