Marketeer türkçesi Marketeer nedir

Marketeer ingilizcede ne demek, Marketeer nerede nasıl kullanılır?

Black marketeer : Karaborsacı.

Marketeers : Pazarlamacı. Satıcı.

Marketed : Satmak. Pazarlamak. Pazarlanan. Alışveriş yapmak.

Marketer : Pazarlamacı.

Marketers : Pazarlamacı.

Telemarketer : Tele pazarlamacı.

Market conditions : Pazar şartları. Piyasa şartları. Pazar koşulları. Piyasa koşulları.

Market analyst : Piyasa analizi. Piyasa analizi uzmanı. Piyasa analizcisi. Piyasa analisti. Piyasa analizi yapan uzmanı.

Market access : Pazara erişim. İhracatçılara pazar bulunması. Pazara girme.

Market analysis : Piyasa tahlili. Pazar analizi. Piyasa çözümlemesi. Pazar çözümlemesi. Piyasa araştırması. Piyasa analizi. Bir malın ne zaman, nerede, kimlere ve ne miktarda satılabileceğini belirlemek ve malın kalite veya fiyatında ortaya çıkabilecek değişmelere karşı alıcıların olası tepkilerini saptamak amacıyla yapılan her türlü inceleme ve araştırma. Pazar tahlili.

İngilizce Marketeer Türkçe anlamı, Marketeer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marketeer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drummers : Baterist. Davul veya trampet çalıcısı. Seyyar satıcı. Gezginci ticaret görevlisi. Davulcu. Trampetçi.

 

Salesman : Satış elemanı. Toptancı. Menkul değer simsarı. Satış memuru. Tezgahtar. Satış temsilcisi. Satışçı. Satıcı (erkek).

Center : Ortaya yerleştirmek. Sente. Santra. Odak. Kemer inşaat desteği. Ortasını almak. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Orta alan oyuncusu. Kubbe inşaat desteği.

Bagman : Gezgin satıcı. (kirli para) tahsildar. Tahsildar.

Merchandizer : Tacir.

Monger : Tüccar. Perakendeci tüccar. Tacir.

Saleswoman : Bayan satış elemanı. Satıcı kadın. Tezgahtar. Satış elemanı. Bayan satış görevlisi. Satış memuresi. Satıcı (bayan). Bayan satıcı. Satış görevlisi kadın.

Forward : Sunmak. Yönlendirme yapmak. Şımarık. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Yeni adrese yollamak. İleriye doğru. İleri. Ön. Yeni adrese göndermek.

Merchandisers : Tacir.

Marketeer synonyms : marketeers, salesladies, marketers, disposer, salesmen, jock, merchandiser, underworld, disposers, salespersons, guard, dribbler, mongers, clerk, bagmen, saleslady, salesperson, criminal, felon, marketer, commercial traveler, drummer, dealers, outlaw, athlete, malefactor, dunker, marketing expert, bargainor, marketing assocoate, merchant, dealer, basketball player.