Marketed türkçesi Marketed nedir

Marketed ingilizcede ne demek, Marketed nerede nasıl kullanılır?

Marketeer : Satıcı. Pazarlamacı.

Marketeers : Pazarlamacı. Satıcı.

Marketer : Pazarlamacı.

Marketers : Pazarlamacı.

Black marketeer : Karaborsacı.

Market basket : Çarşı sepeti. Market sepeti. Pazar sepeti.

Market analysis : Pazar analizi. Bir malın ne zaman, nerede, kimlere ve ne miktarda satılabileceğini belirlemek ve malın kalite veya fiyatında ortaya çıkabilecek değişmelere karşı alıcıların olası tepkilerini saptamak amacıyla yapılan her türlü inceleme ve araştırma. Pazar tahlili. Piyasa çözümlemesi. Piyasa araştırması. Piyasa analizi. Pazar çözümlemesi. Piyasa tahlili.

Market day : Pazar günü. Çarşı günü. Pazarın kurulduğu gün.

Market anarchism : Savunma, güvenlik, adalet ve para basma gibi kamu ile özdeşleşen hizmetlerin bile piyasa mekanizması içerisinde en ideal bir biçimde sağlanabileceğine inanan, devletsiz kapitalizmi savunan felsefi görüş. Kapitalist anarşizm.

Market conditions : Pazar şartları. Piyasa koşulları. Piyasa şartları. Pazar koşulları.

İngilizce Marketed Türkçe anlamı, Marketed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marketed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Black market : Tavan fiyat uygulamasında mevcut resmi piyasaya koşut olarak malın daha yüksek fiyatlarda alım satımının yapıldığı yasal olmayan piyasa. Karaborsa. Yasalarla çizilmiş olan sınırlar dışında ve gerçeklerin çok üstünde düzmece değerler yaratarak malı aşırı ederlerle satanların alış veriş yaptıkları gizli yer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kara borsa. Yasa dışı olarak yapılan alım satım işlemleri.

Offloaded : Uçaktan yük boşaltmak. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama. Boşaltılmış yük. Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme. Bırakmak.

Noticeable : Farkedilebilir. Önemli. Dikkate değer. Belli. Dikkati çekici. Açık. Kolayca görünen. Görülebilir. Farkedilebilen. Göze çarpan.

Offload : Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme. Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama. Bırakmak. Boşaltılmış yük. Uçaktan yük boşaltmak.

Trade : İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Tecim. Alışveriş. Sanat. Ticaret. Takas etmek.

Markets : Piyasalar. Pazarlar.

Flogged : Çok uğraşmak. Kanunsuz satmak. Kırbaçlamak. Dövmek. Dayak atmak. Kamçılamak.

Class : Derslik. Kategorize etmek. Sınıflandırmak. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Sınıf. Zümre. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Saymak. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup.

 

Buy into : Müşteri olmak. (bir fikre) rağbet etmek. Yutmak. Bütün kalbiyle ve hiç sorgulamaksızın inanmak. (bir fikri) benimsemek. Hisse almak. Müşterisi olmak.

Deal with : İlgili olmak. Ticaret yapmak. -e değinmek. Muhatap olmak. Uğraşmak. Ticaretini yapmak. Gerekeni yapıp üstesinden gelmek. Baş etmek. Ele almak.

Marketed synonyms : socio economic class, flog, truck, commercialize, reselling, resell, shop, pronounced, trucked, commercializes, market, dispose of, resells, flogs, social class, stratum, go shopping, resold, have dealings, commercializing, offloads, push off, commercialise, do shopping, carry an item, the trade.

Marketed zıt anlamlı kelimeler, Marketed kelime anlamı

Unnoticeable : Göze çarpmayan. Farkedilemez. Fark edilmeyen.

Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Tesirsizlik. Tembellik. Durgunluk. Üşengeçlik. Avarelik.