Salesman türkçesi Salesman nedir

Salesman ile ilgili cümleler

English: That car salesman was a pretty off the wall kind of guy.
Turkish: O araba satıcısı oldukça acayip bir adam.

English: He disguised himself as a salesman and visited her house.
Turkish: Bir satıcı olarak kimliğini gizledi ve onun evini ziyaret etti.

English: Eventually the salesman persuaded me to buy the expensive machine.
Turkish: Sonunda satıcı pahalı makineyi almam için beni ikna etti.

English: John claimed that the dishonest salesman had tricked him into buying a useless piece of machinery.
Turkish: John sahtekâr satıcının işe yaramaz bir makine parçasını alırken onu kandırdığını iddia etti.

English: Ali bargained with the salesman hoping to get a lower price.
Turkish: Ali fiyatı düşürmek umuduyla, satıcı ile pazarlık etti.

Salesman ingilizcede ne demek, Salesman nerede nasıl kullanılır?

Death of a salesman : Arthur miller tarafından 1949 yılında yazılmış olan bir oyun. Bir satıcının ölümü.

Door salesman : Ev ev dolaşarak satış yapan satıcı.

Traveling salesman : Gezici satış temsilcisi.

Travelling salesman : Seyyar satıcı. Gezici satış görevlisi. Seyyar satış görevlisi. Seyyar satış memuru. Malları ile birlikte seyahat eden satış temsilcisi. Kapı kapı dolaşan satıcı.

 

Salesmanship : Tezgahtarlık. Pazarlamacılık. Satıcılık.

Sales amount : Satış miktarı.

Sales allowance : Satış tenzilatı. Satış indirimi. Satılan mal parası üzerinde belirli oranda bir indirim yapılması.

Sales book : Satın alınan malların kaydedildiği defter. Satış defteri.

Sales agent : Satış acentası. Satış acentesi.

Sales agreement : Satış sözleşmesi. Satış anlaşması. Mülkiyetin sahipliğinin devredilmesi anlaşması. Satış akdi.

İngilizce Salesman Türkçe anlamı, Salesman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salesman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jobbers : Görevini kötüye kullanan kimse. Vurguncu. Yevmiyeli işçi. Aracı. Karaborsacı. Geçici işçi. Borsa simsarı.

Marketing executive : Pazarlama sorumlusu. Pazarlama yetkilisi.

Saleswoman : Bayan satış görevlisi. Bayan satıcı. Satış memuresi. Bayan satış elemanı. Satıcı kadın. Satış görevlisi kadın.

Drummers : Trampetçi. Davulcu. Baterist. Davul veya trampet çalıcısı. Seyyar satıcı. Gezginci ticaret görevlisi.

Salesladies : Bayan tezgahtar. Kadın satış görevlisi. Geçiş yolu.

Merchandisers : Tacir.

Wholesale house : İndirimli satış mağazası. Toptan satış yapan tecimen. bu işi yapan tecimci. Satılık bina. Toptancı ticaretevi. Toptancı firma.

Assistant : Muavin. Yamak. Yardımcı. Asistan. Yardımcı eleman. Yaver. Çantacı.

Salesman synonyms : roadman, book agent, salesperson, marketer, wholesalers, quantity buyer, jobber, bargainor, sales assistant, drummer, salesclerks, wholesaler, salesclerk, packers, counter jumper, bagman, salesmen, sale representative, wholesale dealers, marketing assocoate, rep, dealers, merchandizer, shopgirl, shopgirls, merchandiser, dealer, sales representative, salespersons, countermen, commercial traveler, packer, disposers.

 

Salesman ingilizce tanımı, definition of Salesman

Salesman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who sells anything. One whose occupation is to sell goods or merchandise.