Traveling salesman türkçesi Traveling salesman nedir

  • Gezici satış temsilcisi.

Traveling salesman ile ilgili cümleler

English: Bill's father was a traveling salesman.
Turkish: Bill'in babası bir seyyar satıcıydı.

English: Ali makes a living as a traveling salesman.
Turkish: Ali bir seyyar satıcı olarak geçimini sağlıyor.

Traveling salesman ingilizcede ne demek, Traveling salesman nerede nasıl kullanılır?

Traveling : Seyyar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seyahat. Kaydırma. Seyahat etmek. Hareket halinde. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Yolculuk yapma. Seyahat etme. İlerleme.

Salesman : Satış memuru. Satışçı. Satıcı. Satıcı (erkek). Menkul değer simsarı. Tezgahtar. Pazarlamacı. Satış temsilcisi. Toptancı. Satış elemanı.

Traveling and pan shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevrinmeli kaydırma. Çevrinme ile kaydırmanın bir arada yapılmasından oluşan alıcı devinimi.

Traveling bag : Seyahat çantası. Bavul. Bagaj.

Traveling circus : Seyahat eden sirk. Seyyar sirk. Gösteri yapmak için şehirden şehire giden sirk.

Traveling crane : Hareketli vinç.

İngilizce Traveling salesman Türkçe anlamı, Traveling salesman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traveling salesman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Commercial traveller : Seyyar ticarethane memuru. Gezici satış görevlisi. Satış temsilcisi. Seyyar satış memuru. Tecimciler adına ve sayışımına gezerek mal satan ya da mal verme işlemi kabul eden kişi. Seyyar ticaret acentası. Gerici tecim görevlisi.