Meri nedir, Meri ne demek

Meri; bir hukuk terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Meri" ile ilgili cümleler

  • "Fethi Bey hükûmeti, meri olan bu maddeyi tatbik ettiği için kürsüden izahat vermek ıztırarında kalıyor." - Y. K. Beyatlı

Yerel Türkçe anlamı:

Aşılı, iri taneli kiraz.

Dişi keklik.

Saç.

Meğer.

Çocuk oyunlarında durak yeri, kale.

Beyaz, iri taneli, çekirdekli üzüm.

Meri tanımı, anlamı:

Meriç : Edirne iline bağlı ilçelerden biri.

Meridyen : Boylam.

Meridyen çemberi : Meridyen düzleminin gök küresiyle ara kesiti, öğlen çemberi.

Meridyen düzlemi : İki kutup arasındaki doğru ile o yerin çekül doğrultusunun belirttiği düzlem, öğlen, nısfınnehar.

Merih : Mars.

Merinos : Uzun, çok ince, beyaz ve bol tüylü yapağısından dokumacılıkta yararlanılan bir koyun cinsi, merinos koyunu (Ovis aries hispanica). Bu koyundan elde edilen yün. Bu yünden yapılan.

Merinos koyunu : Merinos.

Meristem : Sürgen doku.

Meriyet : Yürürlük.

Başlama meridyeni : Boylamların hesabında başlangıç olarak kabul edilen meridyen.

Geçerli : Beğenilen, tutulan. Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber.

Meri mecar kalmak : Kimsesiz, yoksul, üzgün kalmak.

Merica ayıracı : Nikel ve bakır-nikel alaşımları için kullanılan özel bir ayıraç.

 

Meriçler : Aydın şehri, Karpuzlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Meridiyen yayı : (astronomi)

Meridyani : Göz küresinin ön ve arka kutbu arasında uzanan yarım daire.

Meridyen düzlem : (astronomi)

Merifet : Marifet < Ar. ma'rifet: marifet. ||merfet || merefet || merifet (iş o diyim): kolaysa

Merik : Erkek : Bir merik geldi. Yaşlı adam. Yeni gelin. Her yere burnunu sokan, çağrılmadan yemeğe giden, asalak.

Merikarp : (Yun. meros: parça; karpos: meyve) Birleşik ovaryumdan meydana gelmiş ancak karpellerin birleşme yerlerinden yarılarak ayrılan tek tohumlu kuru meyvelerden her biri. Şizokarp meyveleri oluşturan parçalardan her biri.

Merikman : Merdiven.

Meri ile ilgili Cümleler

  • Meri inanılmaz bir kadın.
  • Meri gidiyormuş, öyle duydum.
  • Meri olağandışı bir kadın.
  • Meri huri mi, kardeşim.
  • Tom, saçını Meri'ninki gibi aynı renge boyadı.
  • Meri olağanüstü bir kadın.
  • Belki de bizim ve çocuklarımızın yaşayacağı şeylere dayanamaz, Meri?
  • Ali ve Meri buradaydı.
  • Tom, Meri'nin sinirini bozmayı seviyor.
  • Tom, Meri'yi kızdırmayı seviyor.
  • Ali Meri'nin saçını boyamasına yardım etti.
  • O kız, Meri.
  • Meri de ediyor muymuş, sor bakalım.
  • Meri ne yaptı aptal renkli gözlü sarışın bir çocuğa tutulup salya sümük ağladı.

Diğer dillerde Meri anlamı nedir?

İngilizce'de Meri ne demek? : [Meri] adj. pure, mere

Rusça'da Meri : n. пищевод (M)