Esophagus türkçesi Esophagus nedir
- Boğaz.
- Özefagus.
- Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp.
- Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus.
- Yemek borusu.
- Yutak.
- Ösefagus.
- Meri.
- Özofagus.
- Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus.
- Yemekborusu.
- Bkz.oesophagus.
- Sindirim kanalının, yutakla mide arasında kalan kısmı, özefagus, ösefagus, özofagus.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Esophagus ingilizcede ne demek, Esophagus nerede nasıl kullanılır?
Plexus esophagus : Yemek borusunun üst ve alt tarafında seyreden truncus vagalis dorsalis ve ventralisin, birçok bağlayıcı kolla birleşmesi sonucu oluşan sinir ağı. Pleksus özofagus.
Megaesophagus : Yemek borusu kaslarında tonus kaybı, yumuşama veya gevşeme nedeniyle yemek borusunun tümünde oluşan genişleme. great dane, alman çoban köpeği, irlanda setter ırkı köpeklerde ve siyam kedilerinde genellikle kalıtsal nedenlerle veya miyasteni gravis gibi nöromüsküler sistemik hastalıkların seyri sırasında kazanılmış nedenlerle biçimlenir, megalo-özofagus. Megaözofagus.
Oesophagus : Yemek borusu. Yutak. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Özofagus. Yemekborusu. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Meri. Boğaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Oesophagus stenose : Özofagus daralması. Yemek borusu daralması.
Postoesophagus : Yemek borusunun art kısmı. Postözofagus.
Esophagealstethoscope : Yemek borusu yoluyla steteskop uygulaması. Anestezi sırasında kalp hareketlerini dinlemek için yemek borusuna steteskop yerleştirilmesi.
Esophageal diverticulum : Yemek borusu mukozasının, doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, yerel kese tarzında genişlemesi, özofagus divertikülümü, özofagus divertikülü. Yemek borusu divertikülümü.
Esophagal : Yemek borusuna ait. Yemek borusu veya yutakla alakalı. Ağzı mideye irtibatlayan kanal ile alakalı (anatomi terimi).
Esophageal fistula : Yemek borusunun trake, bronşlar, akciğer parenkimi veya az olarak da deriyle olan anormal bağlantısı, özofagus fistülü. Yemek borusu fistülü. Özofagus fistülü.
Esophageal obstruction : Yemek borusunun yabancı cisim, tümör ve çevredeki organların sıkıştırmasıyla tıkanması, obstruksiyo özofagi, özofagus tıkanması. Yemek borusu tıkanması.
İngilizce Esophagus Türkçe anlamı, Esophagus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Esophagus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Food tube : Beslenme tüpü. Biberon.
Constrictors : Boa yılanı. Konstriktör. Büzücü. Sıkıcı adale.
Passageway : Geçiş yolu. Geçiş yeri. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Pasaj. Koridor hol veya pasaj gibi geçiş için dar yol. Geçit. Aralık. Koridor.
Constrict : Sıkmak. Büzme. Sıkıştırmak (elbise vb). Sıkıştırmak. Baskı yapmak. Kısıtlamak. Kısmak. Daraltmak. Büzmek.
Gate : Patika. Giriş kapısı. İşten çıkarma. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parçacık sayaçlarında birçok atım girdilerinden yalnız belirli bir erkesi olan öbeğe çıktı verecek biçimde düzenlenmiş çevrim. Bilet hasılatı. Bahçe kapısı. Yatak. Geçit. Kapıyı gösterme.
Constricts : Sıkıştırmak (elbise vb). Sıkmak. Baskı yapmak. Daraltmak. Kısıtlamak. Sıkıştırmak. Kısmak. Büzme. Büzmek.
Pharyngeal : Faringeal. Farinjiyal. Gırtlak. Boğaz ile ilgili. Boğazsıl. Boğaz (ile ilgili). Yutağa ait.
Constriction : Daralma. Daraltma. Büzülme. Büzme. Sıkışma, büzülme, daralma. Tazyik. Kısıtlama. Kesit daralması. Sıkışıklık. Konstriksiyon.
Constrictor : Konstriktor. Konstriktör. Büzücü, sıkıcı. Çekici ya da kısaltıcı olan. Boa yılanı. Sıkıcı adele. Sıkıcı adale. Büzücü.
Esophagus synonyms : gi tract, muscle system, muscular structure, digestive tube, pharynxes, epicardia, alimentary canal, defile, gulleting, gorges, defiles, constrictions, fauces, gorge, oesophagus, bosphorus, oesophageal orifice, bosporus, oesophagi, pharynges, gullet, pharynx, musculature, mess call, gastrointestinal tract, cardiac sphincter, gullets, swallow, weasand, esophagi, alimentary tract, passage, digestive tract.
Esophagus ingilizce tanımı, definition of Esophagus
Esophagus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The gullet. That part of the alimentary canal between the pharynx and the stomach.

Bu kısımda Esophagus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Esophagus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Esophagus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Esophagus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.