Yemek borusu nedir, Yemek borusu ne demek

Yemek borusu; bir anatomi terimidir.

  • Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal
  • Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru.

Biyoloji'deki anlamı:

Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. Özofagus.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Sindirim kanalının, yutakla mide arasında kalan kısmı, özefagus, ösefagus, özofagus.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık.özofagus), (Yun.oisophagos =yutak),sindirim kanalının yutak ile mide arasında uzanan bölgesi.

İngilizce'de Yemek borusu ne demek? Yemek borusu ingilizcesi nedir?:

esophagus, oesophagus, oesophagous

Fransızca'da Yemek borusu ne demek?:

oesophage

Yemek borusu hakkında bilgiler

Yemek borusu, oesophagus yenilen yiyeceklerin ağız ve yutaktan sonraki geçiş bölgesidir.

İçten dışa doğru örtü epiteli, düz kas ve bağ dokudan oluşmuştur. Boyu insanlarda yaklaşık 25 cm, çapı 2 cm kadardır. Erişkin sığırlarda 1 metreyi geçer. Besinler yemek borusundan geçerken yemek borusu peristaltik hareketler yapar. Yemek borusunda sindirim gerçekleşmez. Besinler yemek borusundan mideye geçiş yapar. Yemek borusu ağız ve mideyi birleştirir. Besinler yemek borusundan geçerek mideye ulaşır.Yemek borusunda sindirim yoktur fakat kasılıp gevşeme hareketleri yaparak az da olsa mekanik sindirime katkıda bulunur.

 

Yemek borusu kısaca anlamı, tanımı:

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Mide : Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği. Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Birine alacağını vermemek, ödememek. Isırmak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek.

 

Boru : Borazan. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.

Çevrili : Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

Mukoza : Sümük doku.

Kaplı : Kaplanmış olan. Kabı olan. Ciltli.

Kanal : İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.

Bildirmek : Anlatmak, ifade etmek. Herhangi bir şeyi haber vermek. Herhangi bir konuda bilgi vermek.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Yutak : Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk.

Yemek borusu bölütsel aplazisi : Yemek borusunun üst bölümünün yerel ve doğuştan şekillenmemiş olması. Kör bir kese tarzında yutağa açılan üst kısım, normal yapıdaki alt bölüme ince fibröz bir bantla bağlanır.

Yemek borusu çöküntüsü : Karaciğerin margo dorsalis’i üzerinde yemek borusunun oluşturduğu iz, impresyo özofagea.

Yemek borusu daralması : Nervus vagus’un uyarımlarına veya fonksiyon azalmasına bağlı olarak yemek borusu boşluğunun daralması, özofagus daralması, stenozis özofagi, özofagus stenozu.

Yemek borusu divertikülümü : Yemek borusu mukozasının, doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, yerel kese tarzında genişlemesi, özofagus divertikülümü, özofagus divertikülü.

Yemek borusu duplikasyonu : Gerçek yemek borusu yanında ve onunla ilişkili kistik tüp şeklinde yapının oluşması. İçerisinde hücresel artıklar ve salgı birikir. Klinik bir bozukluk oluşturmaz.

Yemek borusu ektazisi : Yemek borusu kaslarında tonus kaybı, yumuşama ve gevşemeye bağlı olarak yemek borusunun tümünde oluşan genişleme.

Yemek borusu felci : Yemek borusu istemli hareketlerinin kaybolması.

Yemek borusu fistülü : Yemek borusunun trake, bronşlar, akciğer parenkimi veya az olarak da deriyle olan anormal bağlantısı, özofagus fistülü.

Yemek borusu genişlemesi : Yemek borusu lümeninin daralmasını takiben, daralan bölgenin ön bölümünde meydana gelen genişleme, özofagus dilatasyonu, dilatasyo özofagi.

Yemek borusu osteosarkomu : Spirocerca lupi’ye bağlı olarak kimi köpeklerde yemek borusundaki granülomların duvarından gelişen mezenkimal kökenli kötücül kemik tümörü. Yerel olarak yayılabildiği gibi çoğu olguda akciğerlere metastaz yapar.

Diğer dillerde Yemek borusu anlamı nedir?

İngilizce'de Yemek borusu ne demek? : n. oesophagus [Brit.], esophagus

Fransızca'da Yemek borusu : ìsophage [le]

Almanca'da Yemek borusu : n. Ösophagus, Speiseröhre

Rusça'da Yemek borusu : n. пищевод (M)