Yutak nedir, Yutak ne demek

Yutak; bir anatomi terimidir.

  • Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk

Yerel Türkçe anlamı:

Yemekborusu.

Biyoloji'deki anlamı:

Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal. Farinks.

Gramer anlamı:

Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. Bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. Ayrıca bk. boğaz.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Ağız boşluğuyla yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal, farinks, farenks.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık.farinks): Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa,kaslı bir kanal.

İngilizce'de Yutak ne demek? Yutak ingilizcesi nedir?:

gullet, pharynx

Osmanlıca Yutak ne demek? Yutak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

bel'um

Yutak hakkında bilgiler

Yutak, geniz veya farinks (Latince pharynx), sindirim kanalının, ağız ve burun boşluğunun arkasında yer alan bölümüdür.

 

Yutakta gırtlak bulunur. Alınan besinin yemek borusuna geçmesini sağlar. Solunum sisteminde de etkin rol oynar.

Yutak (farinks) yetişkinlerde 12-13 cm uzunluğunda, tüp biçiminde, mukoza ile kaplı kaslı bir organdır. Üst sınırı kafatasının altında,alt sınırı ise 6. boyun omuru hizasında-dır. Yutağın en üst bölümü hemen önündeki burun boşluğu ile bağlantı halindeyken, alt ucu yemek borusu (özofagus) ile devam eder. Yutağın yemek borusuna tutunduğu bölümü sindirim kanalının en dar bölgesidir. Yutağın arka duvarı omurganın boyun bölümüyle komşudur.Yutak yukarıdan aşağı doğru “Nazofarinks”, “Orofarinks” ve “Laringofarinks” olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Nazofarinks bölümü hemen önündeki burun boşluğu ile, burun arka delikleri aracılığıyla bağlantı halindedir.

Farinks, geleneksel olarak üç bölüme ayrılır.

Yutak anlamı, kısaca tanımı:

Burun : Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Kibir, büyüklenme.

Gırtlak : Ses rengi, yapısı. Yiyip içme. Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere.

 

Yemek : Kandırmak. Isırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yasal yoldan cezalandırılmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Başkasının parasını harcamak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek.

Boru : Borazan. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.

Yutak iltihabı : Yutağın yangılı hastalığı, farenjit.

Boşluk : Boş olan yer. Kesinti, kopukluk. Boş olma durumu. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş geçen süre.

Geniz : Ağız ve burun boşluğunun arka bölümü.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan.

Yutak abanığı : Yutaktan çıkan abanık.

Yutak bademciği : Orofarenksin arka üst kısmında yer alan ve kriptalardan oluşmayan lenforetiküler doku toplulukları.

Yutak boşluğu : Ağız ve burun boşluklarının arkasında, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, kavum faringis.

Yutak cepleri : Embriyoda ilkel yutağın lateral duvarında sağda ve solda biçimlenen ve beş adet olan keseler, branşiyal poşlar. Yutak cepleri ektoderme doğru gelişmesini sürdürürken ektodermden bunlara karşı sulkus branşiyalis adı verilen birer yutak yarıkları gelişir.

Yutak çatısı : Yutağın kafatası tabanına bakan duvarı, forniks faringis.

Yutak disfajisi : Yutma güçlüğü.

Yutak felci : Yutma işlemine katılan yutak kaslarının n. glosspharyngeus’ zedelenmesi sonucu biçimlenen felç, farengoparalizis, farengopleji Yutma güçlüğü ve öksürükle belirgindir, yutak tıkanmasından ağrı ve solunum güçlüğünün bulunmamasıyla ayırt edilir.

Yutak geçidi : Ağız boşluğuyla yutak boşluğunun ilişkisini sağlayan geçit, aditus faringis.

Yutak spazmı : Genellikle reflektorik olarak veya yabancı cisimlerle oluşan yutma kaslarının krampı, farenks spazmı, farengismus, farenks krampı.

Yutak yangısı : Yutak mukozasının yangısı, farengitis, farenjitis, farenjit.

Diğer dillerde Yutak anlamı nedir?

İngilizce'de Yutak ne demek? : n. oesophagus [Brit.], esophagus, pharynx, swallow

Fransızca'da Yutak : gosier [le], pharynx [le]

Almanca'da Yutak : der Schlund

Rusça'da Yutak : n. зев (M), глотка (F)