Sindirim nedir, Sindirim ne demek

Sindirim; bir biyoloji terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Besinlerin çeşitli enzimlerle kimyasal olarak parçalanması ile organizma tarafından kullanılmak üzere bağırsak duvarından emilecek duruma getirme.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Besinlerin çeşitli enzimlerle kimyasal olarak parçalanmasıyla organizma tarafından kullanılmak üzere bağırsak duvarından emilecek duruma getirilmesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Vücuda alınan besin maddelerinin mekaniksel, enzimatik ve bakteriyel olarak bağırsak mukozasından emilebilecek duruma getirilmesi olayı, hazmetme, digesyon.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Lat. digestio), Besinin çeşitli enzimlerle eritilerek sade kimyasal maddelere parçalanıp bağırsak duvarlarındaki gözeler araciyle emilebilir bir hale getirilmesi.

Bilimsel terim anlamı:

Doğal özdeklerin ısı, basınç ve kimyasal etkilerle tümden ya da tikel olarak çözünür duruma getirilmeleri.

İngilizce'de Sindirim ne demek? Sindirim ingilizcesi nedir?:

digestion

Fransızca'da Sindirim ne demek?:

digestion

Osmanlıca Sindirim ne demek? Sindirim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

 

hazm

Sindirim hakkında bilgiler

Sindirim, yenilen gıdaların vücut tarafından daha kolay emilebilmesi için küçük parçalara ayrılmasıdır. Küçük parçalara ayrılan maddeler ince bağırsakta kan yoluyla emilir.

Sindirim ile ilgili Cümleler

  • İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.
  • Şarap sindirime yardımcı olur.
  • Peynirin sindirimi kolay değil.
  • Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.
  • İyi sindirim sağlık için gereklidir.

Sindirim tanımı, anlamı:

Parça : Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Güzel, alımlı kız veya kadın. Pasaj. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül.

İnce : Tiz (ses), pes karşıtı. Ayrıntılı. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.

 

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Sindirim aygıtı : Sindirim sistemi.

Sindirim bilimi : Tıbbın sindirim organları hastalıklarını inceleyen dalı, gastroenteroloji.

Sindirim organları : Sindirim aygıtı içinde yer alan organların bütünü.

Sindirim sistemi : Organizmada besin maddelerinin sindirilip emilmelerini ve geri kalan atıkların dışarı atılmalarını sağlayan organların bütünü, sindirim aygıtı.

Sindirim bilimci : Sindirim sistemi hastalıkları hekimi, gastroenterolog.

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Fiziksel : Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki. Fizikle ilgili olan.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Gıda : Besin.

Sindirim bezi : Canlılarda besinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler salgılayan, bağırsağa bağlı kese şeklindeki bez. Canlılarda besinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler salgılayan, bağırsağa bağlı kese biçimindeki bez.

Sindirim borusu : [Bakınız: sindirim kanalı] Sindirim kanalı.

Sindirim bozukluğu : Besinlerin emilecek kimyasal yapılar durumuna gelene kadar olan süreçteki herhangi bir bozukluğu sonucu sindirimin tam olmaması, maldigesyon.

Sindirim bozukluğu sendromu : Safra asitleri eksikliğinde veya ince bağırsak mukozasının sindirim enzimlerinin, pankreas fermentlerinin etkinliklerinin veya üretimlerinin azalması nedeniyle oluşan sindirim bozukluğu, maldigesyon sendromu.

Sindirim denemesi : Yemle alınan besin maddelerinin ne kadarının sindirilerek emildiğini tespit etmek amacıyla en az iki hayvanla yapılan, yedirilen; idrar ve gübreyle hayvan tarafından çıkarılan maddeler ölçülerek yemlerin sindirilebilir besin maddeleriyle yem değerini belirlemek amacıyla yapılan bir deneme, hazım denemesi.

Sindirim derecesi : Sindirilebilme katsayısı.

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

Sindirim katsayısı : Sindirilebilme katsayısı.

Sindirim oranı : Besin maddelerinin sindirilen miktarlarının yüzde olarak gösterilmesi.

Sindirim organı : Sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, bağırsaklar ve sindirim sıvıları salgılayan organların her biri. [Bakınız: sindirim aygıtı] Sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, bağırsaklar ve sindirim sıvıları salgılayan organlardan her biri. [Bakınız: sindirim sistemi]

Diğer dillerde Sindirim anlamı nedir?

İngilizce'de Sindirim ne demek? : adj. digestive, nutritive

n. digestion, assimilation

Fransızca'da Sindirim : digestion [la]

Almanca'da Sindirim : n. Digestion, Verdauung

Rusça'da Sindirim : n. пищеварение (N)

adj. пищеварительный