Esophagi türkçesi Esophagi nedir

Esophagi ingilizcede ne demek, Esophagi nerede nasıl kullanılır?

Esophagismus : Yemek borusu spazmı. Özofagismus.

Esophagitis : Yemek borusu tahrişi. Yemek borusu iltahabı. Özefagus yangısı. Özofajit. Özofagusun özellikle ilaçlara ve radyasyona bağlı iltihabı.

Reflux esophagitis : Refluks özofagitis. Geri akış özofagitisi. Yemek borusu büzgeninin işlevsel bütünlüğünün bozulması sonucu mide asidinin ve pepsinin, yemek borusu mukozasında oluşturduğu hiperemi, çizgi tarzında ülserler ve erozyonlarla belirgin patolojik değişim, refluks özofagitis.

Dilatatio oesophagie : Yemek borusun genişlemesi. Dilatasyo özofagi.

Gastrooesophagitis : Mide ve yemek borusu yangısı. Gastroözofagitis.

Esophageal dilatation : Yemek borusu genişlemesi. Özofagus dilatasyonu. Yemek borusu lümeninin daralmasını takiben, daralan bölgenin ön bölümünde meydana gelen genişleme, özofagus dilatasyonu, dilatasyo özofagi.

Esophageal : Yemek borusu ile ilgili. Özofajiyal. Yemek borusuna ait. Özofajeal. Özofagusa ait.

Oesophagi : Gırtlak. Yutak. Boğaz. Yemek borusu.

Esophagal : Yemek borusuna ait. Yemek borusu veya yutakla alakalı. Ağzı mideye irtibatlayan kanal ile alakalı (anatomi terimi).

Perioesophagitis : Periözofagitis. Yemek borusunu saran dokuların yangısı.

 

İngilizce Esophagi Türkçe anlamı, Esophagi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esophagi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Food tube : Beslenme tüpü. Biberon.

Larynxes : Hançere. Larenks. Larinks. Ses borusu.

Constricts : Baskı yapmak. Kısıtlamak. Büzmek. Daraltmak. Sıkmak. Sıkıştırmak. Kısmak. Büzme. Sıkıştırmak (elbise vb).

Gorge : Tıka basa yemek. Tiksinti. Yemek atıştırmak. Tıkınmak. Tıkanmak. Tıka basa doldurmak. Atıştırmak. Geçit.

Faucium : Favsiyum.

Gulleting : Geçit. Ümük. Kanal. Sel yatağı. Su kanalı.

Esophagus : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meri. Yemekborusu. Ösefagus. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Bkz.oesophagus. Özofagus.

Larynx : Ses borusu. Larenks. Yutak ve soluk borusunu birbirine bağlayan solunum sistemi bölümü, larenks. sesin oluşturulmasını sağlayan bu kısım mukoza, kıkırdak ve kaslardan yapılmıştır. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hançere. Larinks. Memeli hayvanlarda ve insanda ses çıkarma organı olarak da görev yapan, akciğerle soluyan omurgalı hayvanlarda soluk borusunun kıkırdak iskeletle desteklenmiş üst bölgesi. larinks. Nefes borusunun bittiği ve ses borusunun başladığı yerde, nefes borusunun en üst halkası üzerine oturtulmuş beş parça kıkırdaktan oluşan ve içindeki ses telleri (ses dudakları) yardımıyla insan sesinin oluşmasını sağlayan küçük kutu biçimindeki organ. gırtlağı oluşturan kıkırdaklar, biçimlerindeki benzerlik dolayısıyla halka kıkırdak, kalkan kıkırdak, ibriksi kıkırdaklar, armutsu kıkırdak adlarını alır. kalkan kıkırdağın ön üst kısmı erkeklerde adem elması denilen bir çıkıntı oluşturur. gırtlağın yutma sırasında nefes borusunu kapatan kısmına da gırtlak kapağı denir. gırtlağın, nefes alma durumunda, bir ikiz kenar üçgen şeklinde açık kalan, konuşma sırasında ibriksi kıkırdağı harekete getiren, adalelerin veya ses tellerinin küçülmesi ile kapanan kısmı ses yarığı adını alır. gırtlağın önde halka ve kalkan kıkırdakların iç yüzüne bağlı bulunan ve gırtlağın ortasındaki iki kiriş oluşturan adale demetine ses telleri denir. bunlara bk.

 

Constrict : Büzmek. Sıkmak. Kısmak. Sıkıştırmak. Kısıtlamak. Sıkıştırmak (elbise vb). Daraltmak. Büzme. Baskı yapmak.

Esophagi synonyms : gi tract, digestive tube, muscle system, muscular structure, pharynxes, guttural, weasand, musculature, pharyngeal, gullets, alimentary tract, fauces, oesophagus, bosporus, mess call, gorging, cardiac sphincter, bosphorus, gutturals, epicardia, defile, digestive tract, constrictor, gate, defiles, oesophageal orifice, oesophagi, constrictors, passage, swallow, passageway, gullet, pharynx.