Larynxes türkçesi Larynxes nedir
Larynxes ingilizcede ne demek, Larynxes nerede nasıl kullanılır?
Larynx : Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boğaz. Nefes borusunun bittiği ve ses borusunun başladığı yerde, nefes borusunun en üst halkası üzerine oturtulmuş beş parça kıkırdaktan oluşan ve içindeki ses telleri (ses dudakları) yardımıyla insan sesinin oluşmasını sağlayan küçük kutu biçimindeki organ. gırtlağı oluşturan kıkırdaklar, biçimlerindeki benzerlik dolayısıyla halka kıkırdak, kalkan kıkırdak, ibriksi kıkırdaklar, armutsu kıkırdak adlarını alır. kalkan kıkırdağın ön üst kısmı erkeklerde adem elması denilen bir çıkıntı oluşturur. gırtlağın yutma sırasında nefes borusunu kapatan kısmına da gırtlak kapağı denir. gırtlağın, nefes alma durumunda, bir ikiz kenar üçgen şeklinde açık kalan, konuşma sırasında ibriksi kıkırdağı harekete getiren, adalelerin veya ses tellerinin küçülmesi ile kapanan kısmı ses yarığı adını alır. gırtlağın önde halka ve kalkan kıkırdakların iç yüzüne bağlı bulunan ve gırtlağın ortasındaki iki kiriş oluşturan adale demetine ses telleri denir. bunlara bk. Yutak ve soluk borusunu birbirine bağlayan solunum sistemi bölümü, larenks. sesin oluşturulmasını sağlayan bu kısım mukoza, kıkırdak ve kaslardan yapılmıştır. Hançere. Gırtlak. Larenks. Larinks. Memeli hayvanlarda ve insanda ses çıkarma organı olarak da görev yapan, akciğerle soluyan omurgalı hayvanlarda soluk borusunun kıkırdak iskeletle desteklenmiş üst bölgesi. larinks. Ses borusu.
Laryngal : Larengalji. Gırtlak sesi. Gırtlağa ait veya ilgili olan. Gırtlaktan üretilen. Gırtlaksı. Gırtlağı etkileyen veya yakın olan.
Laryngeal : Larengeal kıkırdaklar. Gırtlak ünsüzü. Gırtlaksal. Larinjeal. Gırtlak (ile ilgili). Gırtlaksıl. Gırtlakta oluşan. Gırtlak. Boğazla ilgili.
Laryngeal chondritis : Gırtlak kondritisi. Koyun, buzağı ve genç atlarda gırtlak mukozasının üzerinde ligamentum vocalede ve aritoneoit kıkırdakta nekroz, ülser ve apse oluşumuyla belirgin patolojik değişim. özellikle genç texel ve southdonwn ırkı koçlarda gırtlak ve yutak dokularının normalden hacimli olması nedeniyle sık görülür.
Laryngeal collaps : Gırtlak kollapsı. Özellikle kısa kafalı köpek ırklarında gırtlağın katlanıp bükülerek üst hava yollarında tıkanıklığa neden olması.
Laryngeal hemiplegia : Kısmi gırtlak felci. Larengeal hemipleji. Atlarda, sol nervus laringeus rekurrensin basınca bağlı dejenerasyonu sonucu, gırtlağı sol bölümünün felci ve sinir kökenli atrofisi, larengeal hemipleji, hemiplejiya larenks, kornaj, tıslak. hayvanın nefes alıp vermesi sırasında hırıltı sesi veya boğulma benzeri belirtilere neden olur.
Laryngeal fremitus : Larengeal fremitus. Solunum yollarındaki daralmalarda işitilen gırtlak daralma seslerinin muhtemelen elle muayeneyle vızıldama biçiminde hissedilmesi.
Laryngeal reflex : Larinks refleksi.
Laryngeal obstruction : Gırtlak tıkanması. Gırtlağın çeşitli nedenlere bağlı olarak tam veya kısmi olarak tıkanması, larengeal obstruksiyon. Larengeal obstruksiyon.
Laryngeal paralysis : Gırtlak felci. Larenks paralizi. Onuncu kafa siniri veya nervus laryngeus recurrens sinirlerindeki doğuştan veya kazanılmış patolojik değişimler nedeniyle gırtlak kaslarının işlevlerini kaybetmesi, larenks paralizi, larenks felci, larengopleji.
İngilizce Larynxes Türkçe anlamı, Larynxes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Larynxes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bosporus : İstanbul boğazı. Karadeniz'i marmara denizi'ne bağlayan boğaz. Türkiye'nin avrupa ve asya bölümlerini ayıran boğaz. Boğaziçi.
Gorges : Tiksinti. Yemek atıştırmak. Oburluk. Tıka basa yemek. Tıka basa doldurmak. Tıkanmak. Tıkınmak. Atıştırmak.
Gullets : Kanal. Yemek borusu. Geçit. Su kanalı. Sel yatağı. Ümük.
Cartilaginous structure : Kıkırdaklı yapı.
Fauces : Boğaz, dar geçit. Favses.
Gulleting : Geçit. Su kanalı. Yemek borusu. Sel yatağı. Kanal. Ümük.
Constricts : Sıkıştırmak (elbise vb). Sıkıştırmak. Büzmek. Baskı yapmak. Daraltmak. Kısmak. Kısıtlamak. Sıkmak. Büzme.
Defiles : Bozmak. Dar geçit. Dar boğaz. Bulaştırmak. Kirletmek. Pisletmek. Kutsal birşeye saygısızlık etmek. Kötüye kullanmak. Tek sıra halinde yürümek. Lekelemek.
Constrictor : Sıkıcı adale. Sıkıcı adele. Konstriktor. Büzücü. Çekici ya da kısaltıcı olan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konstriktör. Boa yılanı. Büzücü, sıkıcı.
Gorging : Tıkanmak. Oburluk. Yemek atıştırmak. Geçit. Atıştırmak. Tiksinti. Tıka basa yemek. Tıkınmak.
Larynxes synonyms : adam's apple, laryngeal vein, upper respiratory tract, vocal fold, vena laryngea, arytenoid cartilage, voice box, laryngeal artery, organ of speech, vocal band, arytaenoid, speech organ, vocal organ, arteria laryngea, gullet, constrictors, defile, glottises, glottis, constrict, constrictions, plica vocalis, gush, arytenoid, larynx, gutturals, vocal cord, laryngeal, esophagus, guttural, thyroid cartilage, gorge, bosphorus.

Bu kısımda Larynxes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Larynxes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Larynxes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Larynxes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.