Constrictor türkçesi Constrictor nedir

  • Sıkıcı adele.
  • Çekici ya da kısaltıcı olan.
  • Büzücü, sıkıcı.
  • Boğaz.
  • Sıkıcı adale.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Konstriktör.
  • Konstriktor.
  • Boa yılanı.
  • Büzücü.

Constrictor ingilizcede ne demek, Constrictor nerede nasıl kullanılır?

Boa constrictor : Avını sıkıca saran boa yılanı. Avını sıkı sıkıya sararak öldüren boa yılanı. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, boagiller (boidae) familyasından, 6 m kadar uzunlukta, orta ve güney amerika'da birkaç tanesi bir arada yaşayan, avını yemeden önce sıkıca saran bir tür. Boa yılanı. Boa.

Musculus constrictor : Muskulus konstriktor vestibuli. M. bulbocavernosus’un, vestibulum vaginae’yi kuşatan parçası.

Constrictors : Boa yılanı. Sıkıcı adale. Büzücü. Konstriktör. Boğaz.

Bronchoconstrictor : Bronkokonstriktör. Bronkokonstrüktör. Bronş kanallarının incelip daralmasına sebep olan ajan (anatomi terimi).

Vasoconstrictor : Vazokonstriktör. Kan damarlarının kasılmasına sebep olan, kan damarlarının duvarlarındaki düz kasın kasılmasını sağlayan maddeler. Damar daraltan ilaç veya sinir. Vazokonstrüktör. Damar büzülmesi yaratan. Damar büzücü ilaç. Damar büzücüsü. Kan damarlarını daraltan. Damar daraltıcı.

Constrictions : Büzme. Sıkışıklık. Dar geçit. Daralma. Sıkma. Kısıtlama. Kesit daralması. Daraltma. Büzülme. Boğaz.

 

Seconder constriction : Kromozom üzerinde bulunan ve metafazda iğe bağlanmayan, sentromerin dışında boyanmayan bölge. sekonder boğum. İkincil boğum.

Constricting : Daraltmak. Kısıtlamak. Sıkıştıran. Sıkıştırmak. Sıkma. Sıkmak. Baskı yapmak. Büzmek.

Constricted : Daralmış. Sıkılmış. Sıkıştıran. Kısıtlı. Kıt. Dar. Sıkışık.

Constrictive : Sıkan. Sıkmaya neden olan. Bağlayıcı. Kısıtlayan. Büzücü. Sıkıştırmaya yatkın olan. Daraltılı. Konstriktif. Daralma hissine neden olan (nefes vb).

İngilizce Constrictor Türkçe anlamı, Constrictor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constrictor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ophidian : Yılan gibi. Yılanlara ait.

Gorge : Tıka basa doldurmak. Atıştırmak. Oburluk. Tıkınmak. Tıkanmak. Gırtlak. Tiksinti. Geçit. Yemek atıştırmak.

Shrinking : İstemeden yapılan. Çekme. Daralma. Büzülür. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ürkek. Küçülme. Çekingen. Rötre.

Snake : Kurnaz. Sinsi ve hain kimse. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Avrupa para yılanı. Yılan gibi sessizce ilerlemek. Yılan gibi gitmek. Yılan gibi kıvrılmak. Totem, tapıncak, koruyucu yaratık olarak ilkellerin dinsel yaşamında gizemsel ve büyüsel bir nitelik taşıyan; dünyanın ve insanın yaratılışıyla ilgili efsanelerde önemli bir öğe olarak kullanılan sürüngen hayvan. Hain. Yılan.

Constriction : Tazyik. Konstriksiyon. Daraltma. Sıkışma, büzülme, daralma. Dar geçit. Büzülme. Büzme. Kesit daralması.

Defiles : Bulaştırmak. Dar boğaz. Kirletmek. Pisletmek. Dar geçit. Kötüye kullanmak. Tek sıra halinde yürümek. Bozmak. Kutsal birşeye saygısızlık etmek.

 

Constricts : Sıkıştırmak (elbise vb). Kısıtlamak. Büzmek. Baskı yapmak. Kısmak. Büzme. Daraltmak. Sıkıştırmak. Sıkmak.

Gorges : Tıkanmak. Tiksinti. Oburluk. Geçit. Yemek atıştırmak. Atıştırmak. Tıka basa doldurmak. Tıkınmak. Gırtlak.

Defile : Pisletmek. Derbent. Kirletmek. Bozmak. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Bulaştırmak. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Kötüye kullanmak. Kutsal birşeye saygısızlık etmek.

Acerbic : Keskin. İğneleyici (konuşma). Acı. Ekşi. Sert.

Constrictor synonyms : boa, boas, constringent, serpent, bosporus, astringents, esophagus, constrictors, gate, constrictive, astringent, constrictions, fauces, esophagi, bosphorus, boa constrictor, constrict.

Constrictor ingilizce tanımı, definition of Constrictor

Constrictor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which constricts, draws together, or contracts.