Büzme nedir, Büzme ne demek

  • Büzmek işi
  • Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).

"Büzme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Öbürü dolgunca ve büzme çarşaflı." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Üstü dar, altı geniş kadın elbisesi.

Örme para kesesi.

Büzgü.

Bir çeşit hamur tatlısı.

Ağzı ve altı dar, ortası geniş sepet.

Kol ağzı, yen.

Büzme tanımı, anlamı:

Büzmek : Buruşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek. Kısmak.

Ağız büzmek : Dudak büzmek.

Dudak büzmek : Ağlayacak gibi olmak.

Ezip büzmek : Ezip parçalayarak tamamen değiştirerek kullanılmaz veya anlaşılmaz duruma getirmek.

Lakırtıyı ezip büzmek : Konuşmasını beceremeyip aynı şeyleri tekrarlamak.

Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.

Çarşaf : Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi. Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü.

Büzme don : Paçası büzgülü kadın donu.

Büzmece : Yeni doğmuş çocukların topuklarında çıkan bir çeşit yara. Sinirin çekilip büzülmesi.

 

Büzmeç : Kesenin iple büzülen ağız kısmı. Kol düğmesinin dikildiği yer. Entari kollarındaki büzgülü bölüm. (Gazelyapı *Bozüyük -Bilecik)

Büzmelek : Sakıza katılan özlendirici bir nesne.

Büzmeli serpme ağı : Çeşitli derinliklerde kullanılan atıldıktan sonra çökmesi beklenen ve büzme iplerinin hızla çekilmesiyle ağın ağzının kapanması sağlanarak çekilen el serpme ağı.

Diğer dillerde Büzme anlamı nedir?

İngilizce'de Büzme ne demek? : n. constriction, shir, shirr