Astringency türkçesi Astringency nedir

  • Burukluk.
  • Haşinlik.
  • Büzücü olma niteliği.
  • Kan dolaşımını kontrol etmek için yumuşak kan dokularını büzme yeteneği.
  • Şiddet.
  • Büzme.
  • Sertlik.
  • Dudakların büzülmesine neden olan bir maddenin tadı.
  • Acı set tat.
  • (tıp veya medikal terimi) yumuşak kan dokularının kasılarak sıvı boşaltmalarını sınırlandırabilme yeteneği.

Astringency ingilizcede ne demek, Astringency nerede nasıl kullanılır?

Astringent : Kan durdurucu. Haşin. Sıkıştırıcı. Sert. Kanamayı durduran ilaç. Astrenjan. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Kanamayı kesici. Kanı durduran. Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler.

Astringent drug : Damar sıkıştırıcı ilaç.

Astringently : Sıkıştırıcı olarak. Kanamayı durdurur bir şekilde. Büzücü bir biçimde.

Astringents : Damarları büzen ilaç. Büzücü. Kan durdurucu. Astrenjan. Kanamayı durduran ilaç. Kanamayı kesici. Şiddetli. Kanı durduran. Sert. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç.

Astringe : Sıkmak. Sıkıştırmak. Kabız. Büzmek.

Astringes : Büzmek. Kabız. Sıkıştırmak. Sıkmak.

Astringed : Büzmek. Sıkıştırmak. Kabız. Sıkmak.

Astringing : Kabız. Sıkıştırmak. Büzmek. Sıkmak.

İngilizce Astringency Türkçe anlamı, Astringency eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Astringency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acridities : Keskinlik. Ekşilik.

Acharnement : Gaddarlık. Hırs. Vahşet. Vahşilik.

Exquisiteness : Hassasiyet. Nefaset. Nezaket. Güzelleştirme. Yoğunluk (acının, zevkin, vb.). Mükemmellik. Keskinlik. Arıtma. Zariflik.

Austerity : Azla yetinme. Masraftan kısma. İdareli geçinme. Kemer sıkma. Sadelik. Ciddiyet. Davranış sertliği. İdare.

Shirr : Büzgü. Yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda kızartmak. Yassı lastik. Lastik geçirmek. Büzgü yapmak. Büzmek. Yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda pişirmek.

Taste perception : Tad alma.

Asperities : Kaba söz. Pütürler. Kabalık. Pürüzler.

Acuteness : Keskinlik. Çabuk kavrayabilirlik. Zeka. Sivrilik. Açıkgözlülük. Çabuk kavrama.

Crabbedness : Belirsizlik. Terslik. Anlayışsızlık. Anlaşılmazlık. Huysuzluk. İnatçılık. Dik kafalılık. Aksilik.

Constricts : Büzmek. Boğaz. Baskı yapmak. Kısmak. Daraltmak. Kısıtlamak. Sıkmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Sıkıştırmak.

Astringency synonyms : astringence, taste sensation, nonastringent, stypsis, gustatory sensation, gustatory perception, constrictions, asperity, forcefulness, sourness, acidulousness, turbulence, fervency, ferociousness, headiness, severity, angularness, emphases, brusquerie, ruggedness, fellness, acerbity, fervidness, constriction, constrict, shir, acrimony, bad weather, taste, bitterness, abrasiveness, rudeness, shirrs.

Astringency zıt anlamlı kelimeler, Astringency kelime anlamı

Astringent : Haşin. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Sıkıştırıcı. Damarları büzen ilaç. Kanı durduran. Acı. Astrenjan. Kanamayı durduran ilaç. Şiddetli. Büzücü.

 

Astringency antonyms : nonastringent.

Astringency ingilizce tanımı, definition of Astringency

Astringency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That quality in medicines or other substances which causes contraction of the organic textures. As, the astringency of tannin. The power of contracting the parts of the body. The quality of being astringent.