Astringed türkçesi Astringed nedir
Astringed ingilizcede ne demek, Astringed nerede nasıl kullanılır?
Astringe : Büzmek. Sıkıştırmak. Kabız. Sıkmak.
Astringency : Büzme. Dudakların büzülmesine neden olan bir maddenin tadı. (tıp veya medikal terimi) yumuşak kan dokularının kasılarak sıvı boşaltmalarını sınırlandırabilme yeteneği. Haşinlik. Sertlik. Kan dolaşımını kontrol etmek için yumuşak kan dokularını büzme yeteneği. Büzücü olma niteliği. Şiddet. Burukluk. Acı set tat.
Astringent : Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Kanamayı kesici. Şiddetli. Damarları büzen ilaç. Haşin. Kanamayı durduran ilaç. Astrenjan. Büzücü. Kan durdurucu.
Astringent drug : Damar sıkıştırıcı ilaç.
Astringently : Büzücü bir biçimde. Sıkıştırıcı olarak. Kanamayı durdurur bir şekilde.
Gastrin : Yemekten sonra salgılanan bir hormon. Mide özsuları salgılamasını teşvik eden hormon. Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormonu. Gastrin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pilor mukozası tarafından salgılanan ve mide bezlerini uyararak mide bezlerinden hidroklorik asit salgılanmasına neden olan hormon. Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormon.
Astringes : Büzmek. Sıkmak. Sıkıştırmak. Kabız.
Astride : Bacakları iki yana açık olarak. Bacaklarını ayırarak. Ata biner gibi. Ata biner gibi bacakları birbirinden ayrı olarak. Birbirinden ayrı olarak.
Alabastrine : Alabastere benzer. Alabaster gibi. Alabastrine benzeyen. Alabastrinle ilgili. Alabastere benzeyen.
Astriction : Sınırlama. Kısıtlama.
İngilizce Astringed Türkçe anlamı, Astringed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Astringed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Constricting : Sıkma. Daraltmak. Kısıtlamak. Baskı yapmak. Sıkıştıran.
Sour : Süt kesilmek. Hayatı zehir olmak. Bozmak. Kesilmek. Bozulmak. Ekşimek. Somurtmak. Zehir olmak. Mayhoş. Ekşi.
Acerb : Acılı ekşi. Ekşi. Sert. Acı.
Constringe : Sıkılaşmak. Kasılmaya neden olmak. Germek.
Constipating : Kabız etmek.
Bothering : Baş belası olmak. Canını sıkmak. Müziç. Rahat vermemek. Üzülmek. Daraltmak. Sinir etmek. Dert vermek. Rahatsız etmek.
Constipation : Peklik. İnkıbaz. Yiyecek olarak tüketilen sindirim içeriğinin, sindirim kanalından geçiş süresinin uzaması, dışkının sert, kuru ve az miktarda oluşuyla belirgin rahatsızlık, peklik, konstipasyon, oppilasyon, proktostat. Kabızlık. Konstipasyon.
Chagrining : Rezil etmek. Üzmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Utandırmak. Üzülmek. Gücenmek. Tasalanmak. Ümidini kırmak. Can sıkmak.
Beset : Sarmak. Kuşatmak. Etrafını sarmak. Rahat bırakmamak. Rahat vermemek. Sıkıntı vermek. Dört bir yandan saldırmak. Etrafını çevirmek.
Bombarded : Bombalamak. Yağmuruna tutmak. Üzerine varmak. Dövmek. Gülle yağdırmak. Soru yağmuruna tutmak. Topa tutmak. Bombardıman etmek. Bombardıman yapmak.
Astringed synonyms : stypsis, astringency, bottle up, bombarding, acerbic, pucker, shirr, ruffling, be urgent with somebody, constipated, besiege, goffer, ailed, hemostatic, ail, bother, constrict, constricts, chagrins, astringing, besieges, bothers, chagrin, gather, stoppages, puckers, ruffle, besets, astringe, burthen, stoppage, shir, bore.
Astringed zıt anlamlı kelimeler, Astringed kelime anlamı
Sweet : Şekerleme. Hoş. Şekerli. Sevimli. Şeker. Nazik. Mis gibi. Tatlı (yemeğin sonunda yenilen). Verimli. Yumuşak başlı.
Astringed antonyms : nonastringent.

Bu kısımda Astringed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Astringed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Astringed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Astringed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.