Kabız nedir, Kabız ne demek

Kabız; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kabız" ile ilgili cümle

  • "Kabızdan helak olma derecesine geldim." - N. F. Kısakürek

Yerel Türkçe anlamı:

Dağlarla çevrili dar boğaz.

Kabız tanımı, anlamı:

Kabız olmak : Peklik olmak.

Kabzımal : Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, sebze meyve toptancısı, komisyoncu.

Ahzükabz : Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.

Kabızlık : Kabız.

Dışkılama : Dışkılamak işi.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Ağrılı : Ağrıyan, ağrısı olan. Ağrı ilinden olan kimse.

Peklik : Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Pek olma durumu. Kabız.

İshal : Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Azrail : Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, alıcı, can alıcı.

Alma : Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

 

Kavrama : Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama.

El : Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Kez, defa. İskambil oyunlarında oynama sırası. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Ülke, yurt, il. Sahiplik, mülkiyet. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Oba, aşiret.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Tutma : Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Yanaşma. Destekleme. Tutmak işi.

Kabızıkmak : Peklik olmak, kabız olmak.

Diğer dillerde Kabız anlamı nedir?

İngilizce'de Kabız ne demek? : adj. costive

n. stoppage, constipation

Fransızca'da Kabız : constipation [la]

Almanca'da Kabız : die Verstopfung

Rusça'da Kabız : n. запор (M), взятие (N)