Kavrama nedir, Kavrama ne demek
- Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama.
- Küçük orak

- İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça.
- Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.
"Kavrama" ile ilgili cümleler
- "Sanat eri çalışır, bir eser kor ortaya, onun güzel olduğuna inanır, o güzelliği herkesin anlamasını, kavramasını ister." - N. Ataç
Yerel Türkçe anlamı:
Küçük el orağı.
Orakla biçerken elle tutulan ekin tutamı.
Orak.
Ekin kaldırmaya yarayan araç.
Orakla biçilen bir tutam ekin.
Dişli, civata ve boru anahtarı.
Tarım alanında kullanılan kelime anlamı:
bkz.birleştirme
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
(I) bk. gavrama
Bilimsel terim anlamı:
Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı.
Motor anamili ile hız kutusunu birbirine bağlayıp ayıran, motordan gelen devinimi sarsıntısız olarak öteki aktarma öğelerine ileten düzen.
Bu düzeni işletmeye yarayan ayaklık.
otomobil:
İngilizce'de Kavrama ne demek? Kavrama ingilizcesi nedir?:
clutch, clutch pedal
Osmanlıca Kavrama ne demek? Kavrama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
kavrama, birleştirme
Kavrama hakkında bilgiler
Kavrama (idrak diye de bilinir), bir kişi, durum veya haber gibi soyut veya somut bir nesneyle ilgili olan ve kişinin üzerinde düşünüp kavramlarla yeterince ilgilenebildiği psikolojik bir süreçtir. Kavrama, bilenle anlaşılan nesne arasında bir bağıntıdır. Bilinen nesneyle ilgili zekice davranışa imkân veren yetenek ve eğilimlerin olmasını gerektirir.
Kavrama, kavramsallaştırmanın bir sınırıdır. Bir şeyi kavramak, onu bir ölçüde kavramsallaştırmak demektir.
Kavramayı tanımlamak zordur. Yukarıda kullandığımız şekilde kavram terimiyle tanımlarsak bahsedilen bu kavramın ne olduğu sorusuyla karşılaşırız: bu kavram acaba soyut bir şey mi, yoksa beynin yapısından kaynaklanan bir şey mi, ya da bir çıkarım mıdır? Hangi tanım kullanılırsa kullanılsın, tanımlarla karakterize edilmiş bu şeyi nasıl anladığımızı hâlâ sorgulayabilir, bu tanımla kavramayı açıklamak şöyle dursun tam tatmin edici şekilde kavramı tanımlayamayız bile.
Kavrama ile ilgili Cümleler
- El kitabını kavramak imkansız.
- Pürüzlülük, kavraması kolay ama ölçmesi zor bir kavramdır.
- Bu dikiş makinasını kavramak ne kadar sürer?
- O iyi bir çocuk - kavramada çok hızlı ve yapılması gerekeni yapar.
- Sanırım bu kavrama aşinasın.
- Sorun benim kavramamın ötesinde.
- Bu konuda gerçekten iyi bir kavramaya sahipmiş gibi görünüyorsun.
Kavrama anlamı, kısaca tanımı:
Kavramak : Bir nesne veya düşünceyi her yönünü anlamak, iyice anlamak. Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. Elle sıkıca tutmak. Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak.
Kavrama noktası : Arabanın harekete geçtiği an ve durum.
Kavram : Tutam, avuç dolusu. Karın zarı, periton. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon.
Anlama : Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme. Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf.
Anlamak : Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Doğru ve yerinde bulmak. Yarar sağlamak. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek.
Algılama : Algılamak işi, idrak, idrak etme.
Dikme : Ağaç, direk. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Dikmek işi. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna.
Dayanıklı : Metanetli, metin, mütehammil. Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil.
Artırmak : Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek. Artmasını sağlamak, çoğaltmak.
Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.
Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek. Eş, koca.
Küçük : Yaşı daha az olan. Geri aşamada. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.
Orak : Ekin biçme zamanı. Ekin, ot vb. biçme işi. Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı.
Kavrama ağırşağı : Motor düzentekeri ile baskı ağırşağı arasında sıkışarak, devinimi bağlı olduğu hız kutusu giriş dingiline aktaran yassı, yuvarlak parça.
Kavrama ağırşak yayı : Kavrama ağırşağının göbeği çevresinde sıralanmış olan titreşim emici sarmal yaylardan her biri.
Kavrama ayaklığı : Kavramayı çalıştıran. ayaklık.
Kavrama ayaklık boşluğu : Kavrama ayaklığının, basıldıktan sonra kavramayı ayırmaya başlayıncaya değin bağımsız olarak gittiği yol.
Kavrama ayırma yatağı : Kavramanın boşaltılması sırasında, dönen kavramayı durağan ayaklık düzeneğine iliştirmeye yarayan yuvarcıklı yatak.
Kavrama çatalı : Baskı ağırşağını geri çekerek kavramayı ayırmaya yarayan, bir ucu çatal biçiminde kol.
Kavrama kayması : Kavramanın tam olarak tutmaması ve kaymaya yol açması durumu.
Kavrama kolu : Kavrama ayaklığının bağlı olduğu, kavramayı çalıştırmaya yarayan kol.
Kavrama kutusu : Kavramayla düzentekeri barındıran, hız kutusunu motor gövdesine bağlayan, bir yanı geniş, öteki yanı dar koruyucu kutu.
Kavrama tabanı : Bağlama ve ayrılma sırasında dü-zenteker ve baskı ağırşağı yüzeylerinin aşınmasına engel olmak için kavrama ağırşağının yüzlerine çakılan asbestli gereçten yapılma yastık.
Diğer dillerde Kavrama anlamı nedir?
İngilizce'de Kavrama ne demek? : adj. engaging, gripping
n. understanding, apprehension, comprehension, apperception, grasp, seizing, bite, chuck, cinch, clasp, claw, clutch, cognation, cognizance, conception, digestion, fathom, grip, insight, penetration, perception, prehension, uptake
Fransızca'da Kavrama : aperception [la], compréhension [la], embrayage [le]
Almanca'da Kavrama : n. Kupplung
Rusça'da Kavrama : n. соединение (N), восприятие (N), познание (N), усвоение (N), улавливание (N)

Bu kısımda Kavrama nedir? Kavrama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kavrama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kavrama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.