Astringent türkçesi Astringent nedir
- Haşin.
- Şiddetli.
- Damarları büzen ilaç.
- Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler.
- Sert.
- Astrenjan.
- Kanamayı kesici.
- Kanamayı durduran ilaç.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Sıkıştırıcı.
- Kanı durduran.
- Acı.
- Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç.
- Büzücü.
- Kan durdurucu.
Astringent ingilizcede ne demek, Astringent nerede nasıl kullanılır?
Astringent drug : Damar sıkıştırıcı ilaç.
Astringently : Kanamayı durdurur bir şekilde. Sıkıştırıcı olarak. Büzücü bir biçimde.
Astringents : Kanamayı durduran ilaç. Şiddetli. Kanamayı kesici. Astrenjan. Kanı durduran. Damarları büzen ilaç. Sert. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Büzücü. Kan durdurucu.
Astringency : Haşinlik. Kan dolaşımını kontrol etmek için yumuşak kan dokularını büzme yeteneği. Acı set tat. Burukluk. Büzücü olma niteliği. Büzme. Şiddet. (tıp veya medikal terimi) yumuşak kan dokularının kasılarak sıvı boşaltmalarını sınırlandırabilme yeteneği. Dudakların büzülmesine neden olan bir maddenin tadı. Sertlik.
Astringe : Sıkmak. Büzmek. Sıkıştırmak. Kabız.
Alabastrine : Alabastere benzer. Alabastrine benzeyen. Alabastrinle ilgili. Alabastere benzeyen. Alabaster gibi.
Astringes : Büzmek. Sıkıştırmak. Kabız. Sıkmak.
Gastrinoma : Gastrin salgılayan, pankreasın beta hücreleri dışındaki adacık hücrelerinden köken alan, aşırı miktarlarda sentezlenen gastrin hormonu nedeniyle sindirim kanalı ülserlerine ve zollinger ellison sendromuna neden olabilen pankreas tümörü, gastrin salgılayan tümör. (tıp veya medikal terimi) genellikle pankreas adacık hücrelerinde ortaya çıkan ve gastrin hormonun fazla üretilmesine neden olan tümör (ayrıca midede, dalakta ve lenf bezlerinde de ortaya çıkabilir). Gastrinom.
Gastrin : Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormon. Gastrin. Mide özsuları salgılamasını teşvik eden hormon. Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormonu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yemekten sonra salgılanan bir hormon. Pilor mukozası tarafından salgılanan ve mide bezlerini uyararak mide bezlerinden hidroklorik asit salgılanmasına neden olan hormon.
Astringing : Kabız. Büzmek. Sıkmak. Sıkıştırmak.
İngilizce Astringent Türkçe anlamı, Astringent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Astringent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acute : Ağır. Açıkgöz. Dar. Aşırı. İlerlemiş. Keskin. Sivri. Zeki. Güçlü.
Anguishes : Elem. Eza. İçdaralması. Istırap. Izdırap. Yeis. Manevi ıstırap. Keder. Şiddetli acı.
Bitterest : İliklere işleyen. Acılık. Acılı. Üzücü. Keskin. Yakıcı. Bitter (çikolata).
Blustering : Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Şamatacı. Gürültücü. Tehditle. Sert (esme). Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Taşkın. Tehdit etmek. Rüzgarlı.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
Bitterer : Keskin. Yakıcı. Bitter (çikolata). Acı (tat). Üzücü. Acılık. Acılı. Barut gibi.
Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
Crabbed : Okunaksız. Anlaşılmaz. Karman çorman. Karışık. Huysuz. Darmadağın. Aksi. Ters.
Acuter : Keskin. Sivri. Zeki. Ağır. Dar (açı). Güçlü. Açıkgöz. Akut. Aşırı.
Tamper : Sıkmaç. Tokmak. Dokunmak. Kurcalamak. Gizlice uğraşmak. Rüşvetle kandırmak. Karıştırmak. Karışmak. Oynamak.
Astringent synonyms : medicinal drug, agonies, abaxial, as hard as nails, brutal, tighteners, burnings, abamectin, shrinking, burning, a c deformity, acerbic, abdominal pain, hemostats, barbarous, tightener, medicine, brusque, sour, asper, hemostat, abattoir, acutes, adamant, compressor, blistering, aspirated, bitter, a band, anguish, a crochordon, bad, constrictors.
Astringent zıt anlamlı kelimeler, Astringent kelime anlamı
Sweet : Rahat. Kolay. Nazik. Lezzetli. Güzel koku. Cici. Şeker. Sevimli. Kükürtsüz (benzin vb.). Şekerleme.
Astringent antonyms : nonastringent.
Astringent ingilizce tanımı, definition of Astringent
Astringent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A medicine or other substance that produces contraction in the soft organic textures, and checks discharges of blood, mucus, etc. Opposed to laxative. A butter and astringent taste. As, astringent medicines. Drawing together the tissues. Contracting. Astringent fruit. Binding.

Bu kısımda Astringent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Astringent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Astringent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Astringent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.