Torba nedir, Torba ne demek

"Torba" ile ilgili cümle

  • "Cüzdanı bir meşin torbaya sarmış, torbayı gömleğimin içine bağlamıştım." - R. N. Güntekin

Fransızca'da Torba ne demek?:

bourse, scrotum, sac

Osmanlıca Torba ne demek? Torba Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kîse

Torba anlamı, kısaca tanımı:

Torbaya koymak : Sağlamak, elde etmek.

Torba çay : Sallama çay.

Torba kadro : Gereğinde yetkilinin uygun göreceği yerlerde ve miktarlarda kullanılmak için saklı bulundurulan kadroların tümü.

Torba yoğurdu : Süzme yoğurt.

Torbada keklik : Çantada keklik.

Ağ torba : Genişliği 25, uzunluğu 50 santimetre olan, ağdan yapılmış, kırmızı yosunları suya dalarak avlamada kullanılan, ip ve kayıktaki makara yardımı ile suyun yüzeyine çıkıp inebilen bir torba.

İdrar torbası : Vücuttan dışarıya atılacak olan idrarın toplandığı bölüm, sidik kavuğu, sidik torbası, kavuk, mesane. Hastalarda idrarın bir boru aracılığıyla vücut dışında toplanmasına yarayan plastik maddeden üretilmiş torba.

 

İp torba : Pazardan alınan yiyeceklerin konduğu file.

Buz torbası : Tedavi amacıyla kullanılan ve içinde buz parçaları bulunan plastik torba.

Çöp torbası : Evlerde içine çöplerin konduğu kâğıt veya plastik torba.

Kum torbası : Çok şişman, dayanıksız, lapacı (kimse). Savaşta veya sel sırasında korunması gereken yerlere yığılan içi kum dolu torba. İçine kum doldurulup boks antrenmanlarında kullanılan torba.

Sidik torbası : İdrar torbası.

Yem torbası : Hayvanların yem yemesi için başlarına takılan torba.

Torbalama : Torbalamak işi.

Torbalamak : Torbaya koymak.

Torbalanma : Torbalanmak işi.

Torbalanmak : Gevşeyip sarkmak. Torbalama işi yapılmak.

Torbalı : Torbası olan. Torbaya konulmuş olan. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Ağzı torba değil ki büzesin : "başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız" anlamında kullanılan bir söz.

Azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında olur : "ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler" anlamında kullanılan bir söz.

Bir torba kemik : Çok zayıf.

Boş torba ile at tutulmaz : "bir kimse çıkar veya karşılık görmeden bir yere bağlanmaz" anlamında kullanılan bir söz.

 

Dilencinin torbası dolmaz : "şundan bundan yardım dileyerek geçinmeye çalışanların istekleri bitmez" anlamında kullanılan bir söz.

El alemin ağzı torba değil ki büzesin : "başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız" anlamında kullanılan bir söz.

Elin ağzı torba değil ki büzesin : "başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız" anlamında kullanılan bir söz.

Herkesin ağzı torba değil ki büzesin : "başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız" anlamında kullanılan bir söz.

İp torbalı : Elinde pazar filesi olan.

İşine hor bakan boynuna torba takar : "işini küçümseyen kişi para kazanamaz, para kazanamayanın sonu ise dilenciliktir" anlamında kullanılan bir söz.

Laf torbaya girmez : "ağızdan çıkan bir söz, artık gizli kalmaz, herkes onu duyar" anlamında kullanılan bir söz.

Milletin ağzı torba değil ki büzesin : "başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız" anlamında kullanılan bir söz.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Pamuk : Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu tellerin işlenmiş biçimi. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium).

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Araç : Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.

Öteberi : Önemsiz, ufak tefek şeyler.

Gelen : Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın). Gelme işini yapan (kimse veya nesne).

Şişlik : Şiş. Şiş (II) olmaya elverişli.

Er : Erkek. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Erken. Erbiyum elementinin simgesi. Kahraman, yiğit. Rütbesiz asker, nefer. Koca.

Husye : Er bezi, testis.

Testis : Er bezi.

Torba ciciyhli : Sarkık memeli.

Torbacık : Küçük torba. İlgili cümle: "“Benim evimde ilkyaz, lavanta çiçeği torbacıklarının boşaltılıp yeniden doldurulmasıyla başlar.”" N. Hikmet.

Torbağa : Kaplumbağa.

Torbalı koşnil : Birçok bitki çeşidinin, bu arada turunçgillerin, yaprak, dal ve filizlerine üşüşerek özsu emen, karaballığı beslemesiyle ayrıca önem taşıyan kabuklu bit; beğali böcek.

Torbasız : Torbası olmayan.

Torba ile ilgili Cümleler

  • Plastik bakkal torbaları yasaklandı.
  • Plastik torbalar çevre için zararlıdır.
  • Torbada biraz şeker var.
  • Ali sadece tüm torba patates cipsini yemekten kendini tutamadı.
  • Ali gecenin ortasında uyandı ve bütün bir torba kurabiyeyi yedi.
  • Tom'un gözlerinin altı torbalanmış.
  • Şişmeyi engellemek için ayak bileğine bir buz torbası koymalısın.
  • Torbayı yapmak için koca bir parça kağıt kullandı.
  • Torbadaki ne?
  • Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.

Diğer dillerde Torba anlamı nedir?

İngilizce'de Torba ne demek? : [Torba] n. peat, turf

n. bag, sack, plastic bag, carrierbag, cyst, pochette, pocket, poke, pouch, vesica, envelope

Fransızca'da Torba : sac [le]

Almanca'da Torba : n. Beutel, Sack, Tüte

Rusça'da Torba : n. мешок (M), авоська (F), котомка (F), мошонка (F)