Cysts türkçesi Cysts nedir
Cysts ingilizcede ne demek, Cysts nerede nasıl kullanılır?
Hydatid cysts : Hidatik kistler. Kemik hidatit kistleri. Echinococcus granulosus larvasının kemikte oluşması kemikte aşınma, taşkın gelişimle belirgin hastalık.
Mesonephric duct cysts : Mezonefroz kalıntılarından oluşan parovaryan kistler. kısaca parovaryan kistleri de denir. mezonefrik duktus ve tubulusları dişi fetüste dejenerasyona uğrar. Mezonefrik tubulus ve kanal kistleri.
Paraophoron cysts : Paroforon kistleri. Bağ doku ve kas tellerinden oluşan ince bir duvara sahip, şeffaf sitoplazmalı ve basık prizmatik epitelle döşeli kistler. evcil memelilerde ender gözlenir.
Pseudokeratin cysts : Psödokeratin kistleri. Yalancı boynuz kistleri. Hiperplastik ve hiperkeratotik epidermisin iç içe geçmesi sonucu oluşan kist benzeri yapılar, psödokeratin kistleri. hiperplastik veya neoplastik epidermis dermatozislerinde yaygın olarak görülür.
Pulmonary hydatid cysts : Akciğer hidatidozisi. Echinococcus granulosus ve e. multilocularisin neden olduğu akciğer enfeksiyonu.
Bone cyst : Kemik kisti. Kemikte, dekalsifiye olmuş ve sıvıyla dolu patolojik oluşum.
Dermoid cyst of rhodesian ridgeback dogs : Rodezya ridgeback köpeklerin dermoid kisti. Dermoid sinüs.
Unilocular cysts : Hidatit kist. Unilokular kist.
Acquired renal cyst : Böbreklerde kazanılmış kist. Tubulusların nebde dokusuyla tıkanması sonucu gelişen kist. kistlerin çoğu konvolut tubuluslarda ve bowman boşluklarında yerleşir.
Encysts : Kese içine almak. Enkist.
İngilizce Cysts Türkçe anlamı, Cysts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cysts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pouch : Yanakların elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen kısmı. Avurt. Torba veya cep biçiminde yapı. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yutmak. Cep. Poş. Torbacık. Torbalanmak. Para kesesi.
Sebaceous cyst : Yağ kisti.
Pathology : Bir hastalığın nedenlerini ve gelişimini makroskobik ve mikroskobik olarak araştıran bilim dalı, hastalık bilimi. Hastalık bilimi. Sayrılıkbilim. Ayrıksılık. Hastalık bilimi; makroskobik ve mikroskobik normal dışı durumların nedenlerini, gelişimini ve sonuçlarını inceleyen bilim dalı, patobiyoloji. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hastalıklarla uğraşan bir bilim dalı. Patoloji. Sık görülen ya da olağan sayılan oluşum, süreç ye davranışlardan sapma durumu, bk. düzgü, düzgüsüzlük. Hastalıklar bilimi.
Capsule : Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. Kısa. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. İlaçların istenmeyen tat ve kokularının önlenmesi amacıyla silindirik biçimde hazırlanan, tek veya iç içe geçebilen iki kısımdan oluşmuş jelatin kap. kapsüller mide asidinden etkilenmemeleri için bağırsak kaplamalı veya enzimlerden etkilenmemeleri için keratin kaplamalı olarak da hazırlanabilirler. sitoplazmik zar tarafından oluşturulan, polisakkarite benzer yapıda, çoğu kez fagositozdan korunmada etkili ve dolayısıyla bakterinin patojenitesini artıran, bakteriyi kuru hava koşulları, litik enzimler gibi dış etkenlerden de koruyan bir oluşum. gıda ve yem maddelerinin rutubetini saptamada kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, cam veya porselenden yapılmış kap. Tohum zarfı. Kapsül içine almak. Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap. Özlü. İlaç kapçığı.
Vesicle : Kese. Kesecik. İçinde sıvı bulunan küçük deri kabarcığı, küçük kese. Vezikül. Torbacık. Kabarcık. Vesikül. İçinde seröz sıvı bulunan küçük deri ve mukoza kabarcığı. intraepiteliyal olarak başlayan ve epitel içerisinde sınırlı kalan, içleri seröz sıvıyla dolu kabarcık. küçük kese, kesecik.
Gall bladder : Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut şeklinde ya da yuvarlak kese. öd kesesi. Öd kesesi. Ödkesesi. Safra kesesi.
Blasting cap : Elektrik fünyesi. Patlatma kapsülü. Dinamit tapası. Tahrip kapsülü. Patlayıcı kapsülü.
Cachets : Mühür. Alamet. Özellik. Kaşe. Damga. Saygınlık. Hususiyet. Fark. Prestij. Ayrıcalık.
Detonator : Ateşleyici parça. Detonatör. Fünye (patlayıcı). Fünye. Funya. Sis sinyali. Kapçık. Patlatıcı.
Cysts synonyms : hemorrhagic cyst, nabothian follicle, hematocyst, nabothian cyst, pilar cyst, ranula, blood cyst, steatocystoma, capsuling, kist, capsula, wen, exploder, bile cyst, pochette, detonating cap, bolus, pouches, scrotum, scrotums, pocket, cacheting, sack, carrierbag, capsular, capsules, hydatid, vesica, cyst, giand, poket, cystic, galactocele.

Bu kısımda Cysts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cysts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cysts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cysts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.