Vesicle türkçesi Vesicle nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Vezikül.
- Kesecik.
- Kabarcık.
- İçinde sıvı bulunan küçük deri kabarcığı, küçük kese.
- Kist.
- Vesikül.
- Torbacık.
- İçinde seröz sıvı bulunan küçük deri ve mukoza kabarcığı. intraepiteliyal olarak başlayan ve epitel içerisinde sınırlı kalan, içleri seröz sıvıyla dolu kabarcık. küçük kese, kesecik.
- Kese.
- Uçuk.
Vesicle ingilizcede ne demek, Vesicle nerede nasıl kullanılır?
Coated vesicle : Trans-golgi ağının uç kısımlarının boğumlanmasıyla oluşan ve dış yüzünde ışınsal biçimde yerleşmiş kısa çıkıntılar bulunan veziküller. örtülü veziküllerin bir kısmı birbirleriyle birleşerek lizozomlara dönüşürken diğer bir kısmı düzgün yüzeyli veziküller durumunda hücrede kullanılırlar. Birçok ökaryot hücrede bulunan, sitoplazmaya bakan yüzeyinde klatrin denen proteinden yapılmış dikenler şeklinde bir örtüye sahip kesecik. Örtülü kesecik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Örtülü veziküller.
Embryonic vesicle : İçinde gelişen embriyonun bulunduğu kese. ultrasonografiyle erken gebelik tanısında özellikle kısraklarda tohumlama sonrası 9-1 günlerde bu kesenin görüntülenmesiyle kesin gebelik tanısı yapılabilir. Embriyonik kese.
External seminal vesicle : Eksternal seminal vezikül. Yassı solucanlarda vas deferensin sirrus kesesine açılmadan önce yaptığı ve sperm depo edilen genişleme.
Internal seminal vesicle : Yassı solucanlarda sirrus kesesi içerisinde bulunan spermin depo edildiği ejakulatör kanalın genişlemesi. Yassı solucanlarda sirus kesesi içerisinde bulunan ejakülatör kanalın genişlemesi. İnternal seminal vezikül.
Membrane vesicle : Ökaryot hücrelerde plazma zarından, endoplazmik retikulum ya da golgi kompleksinden meydana gelen küçük kesecikler. Zar kesecikleri. Ökaryot hücrelerde plazma zarından, endoplazmik retikulum veya golgi kompleksinden meydana gelen küçük kesecikler.
Carrier vesicles : Endoplazmik retikulumda sentezlenen proteini golgi cihazına götüren ve golgi cihazından sitosole gönderen kesecikler. taşıyıcı kesecikler. Geçit elemanları.
Zerneys vesicle : Zerney keseciği. Sestodlarda vesicula seminalisin sirrus kesesiyle birleştiği yerden çıkan kese biçimindeki genişleme.
Presynaptic vesicles : Akson ucunda, nörotransmitter madde taşıyan kesecikler. Presinaptik kesecikler.
Seminal vesicles : Üreme veya sperm kesesi. Sperm bezi. Glandula vezikülaris. Meni kesesi. Sperm sıvısını üreten iki bezden biri. Seminal vezikül.
Seminal vesicle : Sperm sıvısını üreten iki bezden biri. Seminal pompa. Sperm bezi. Sperma kesesi. Erkek hayvanda bulunan ve gelişmelerini tamamlayan spermlerin geçici olarak depo edildiği kese. Üreme veya sperm kesesi.
İngilizce Vesicle Türkçe anlamı, Vesicle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vesicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pouches : Torbalanmak. Cebe indirmek. Poş. Yutmak. Para kesesi. Gözaltı torbası. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Avurt.
Ampulla : Genişlemiş kısım. Şişe. Ampulla. Hacı şişesi. Ampul. Damar. Zardan yapılmış herhangi bir kesecik. omurgalılarda kulağın yarım daire kanallarının uçlarındaki genişlemiş yapılar. 3.derisi dikenlilerde su kanal sistemine bağlı halka kanal üzerindeki küçük iç su depoları. 4.keski solungaçlılarda duygu kanallarının uçlarındaki kesecikler. 5.dişilerde fallop kanalının bir parçası. 6.erkeklerde vas deferensin bir kısmı. 7.böceklerde malpighi tüplerinin bağırsağa bağlandığı bölge. ampulla. Kutsal yağ şişesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ampül biçimindeki şişkinlik, kabarcık.
Crackpot : Kaçık. Deli. Çılgın. İlginç. Akılsız. İlginç tip. Çatlak.
Lacrimal sac : Gözyaşı kesesi. Göz yaşı kesesi.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Papilla : Tomur. Meme ucu. Papil. Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. papilla. dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. Meme. Mukoza kabarıklığı. Papila. Meme başı.
Bursas : Cüzdan. Bursa. Para çantası. Husye. Yumurtalık. Bursan.
Crackpots : Çatlak. Akılsız. İlginç tip. Deli. Çılgın. Kaçık. İlginç.
A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.
Pimples : Sivilce. Kabarcıklar.
Vesicle synonyms : golgi body, tear sac, abamectin, abdominal palpation, bubble, a dna, papula, diverticulum, purse, palest, bath glove, a band, bursae, blister, sachet, cyst, bladders, pouching, herpes, dictyosome, vapor, sac, pocket, blisters, abaxial, cold sore, abdomen, bleb, calicle, golgi apparatus, blains, liposome, pouch.
Vesicle ingilizce tanımı, definition of Vesicle
Vesicle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cell. A bladderlike vessel. A membranous cavity. A cyst.

Bu kısımda Vesicle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vesicle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vesicle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vesicle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.