Kapsül nedir, Kapsül ne demek
Kapsül; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça

- Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde.
- Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar.
- Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk.
- Şişe kapağı.
- Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap.
- Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç.
- Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç.
- Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
Yerel Türkçe anlamı:
Mermilerin boş kovanları.
Biyoloji'deki anlamı:
Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf.
Kimya'daki anlamı:
1.Uçucu maddelerin saklanması için bir kap. 2.Eczacılıkta ilacın bulunduğu, jelatin gibi suda çözülebilir kap.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
İlaçların istenmeyen tat ve kokularının önlenmesi amacıyla silindirik biçimde hazırlanan, tek veya iç içe geçebilen iki kısımdan oluşmuş jelatin kap. Kapsüller mide asidinden etkilenmemeleri için bağırsak kaplamalı veya enzimlerden etkilenmemeleri için keratin kaplamalı olarak da hazırlanabilirler.
Gıda ve yem maddelerinin rutubetini saptamada kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, cam veya porselenden yapılmış kap.
Sitoplazmik zar tarafından oluşturulan, polisakkarite benzer yapıda, çoğu kez fagositozdan korunmada etkili ve dolayısıyla bakterinin patojenitesini artıran, bakteriyi kuru hava koşulları, litik enzimler gibi dış etkenlerden de koruyan bir oluşum.
Zooloji alanındaki anlamı:
(Lat. capsula=küçük kutu) Bir organı ya da yapıyı çevreleyen kese biçiminde bir zar. Kemik ve kıkırdak gözelerinin içinde bulundukları boşlukları astarlayan ve göze-arası maddesinden yapılmış olan bir kılıf.
İngilizce'de Kapsül ne demek? Kapsül ingilizcesi nedir?:
capsule
Osmanlıca Kapsül ne demek? Kapsül Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mahfaza
Kapsül anlamı, tanımı:
Uzay kapsülü : Füzenin gürültüsüne ve hava ile sürtünmeden doğan sıcaklığa karşı yalıtılmış, insan veya malzeme taşınan, roketlerin ucunda bulunan küçük ve hafif kapalı yer.
Ateşli : Heyecanlı, coşkulu. Cinsel istekleri güçlü olan. Ateşi olan.
Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Bir konuda etkili her şey.
Horoz : Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek. Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı.
İğne : İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Oltanın ucundaki küçük çengel. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Dokunaklı söz. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç.
Çarpma : Çarpmak işi. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi.
Ateş : Büyük üzüntü, acı. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tehlike, felaket. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Öfke, hırs, hınç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Patlayıcı silahların atılması. Coşkunluk.
Barut : Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
Şişe : Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. Bu kabın aldığı miktarda olan. İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap. Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta.
Kapsül aralığı : Böbrekte Bowman kapsülünün iç ve dış yaprakları arasında, podositlerin açıklıklarından süzülen sıvının toplandığı boşluk.
Kapsül içi ekstraksiyon : Beş veya altı yaşını geçmiş lens kapsülünün tamamen yoğunlaştığı hayvanlarda lensin ön ve arka kapsülüyle birlikte toplam olarak uzaklaştırma işlemi.
Kapsülektomi : Lens kapsülası gibi bir kapsülün cerrahi olarak çıkarılması.
Kapsüler hidronefrozis : Perinefrik yalancı kist.
Kapsüllü : Etrafı kapsülle çevrili, enkapsül.
Kapsülorafi : Ön çapraz bağ kopmalarında diz eklemindeki stabilite bozukluğunun ve eklem kapsülasının dış açısındaki yırtılmaların giderilmesi amacıyla eklem kapsülasının arka kısmının U dikişleriyle daraltılması ve yırtığın kapatılması.
Kapsülotomi : Bir kapsül üzerinde kesi yapılması.
Kapsül ile ilgili Cümleler
- Yemekten sonra iki kapsül al.
- Bu yapı erkekleri ve kadınları konaklayan kapsül bir oteldir.
Diğer dillerde Kapsül anlamı nedir?
İngilizce'de Kapsül ne demek? : adj. capsular
n. capsule, cachet, detonating cap, cyst, module, primer
Fransızca'da Kapsül : capsule [la], détonateur [le]
Almanca'da Kapsül : n. Kapsel, Zündhütchen
Rusça'da Kapsül : n. капсула (F), маковка (F)

Bu kısımda Kapsül nedir? Kapsül ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kapsül tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kapsül hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.