Laryngeal türkçesi Laryngeal nedir

  • Gırtlak ünsüzü.
  • Gırtlaksıl.
  • Gırtlakta oluşan.
  • Gırtlak.
  • Gırtlak (ile ilgili).
  • Gırtlaksal.
  • Larengeal kıkırdaklar.
  • Larinjeal.
  • Boğazla ilgili.

Laryngeal ingilizcede ne demek, Laryngeal nerede nasıl kullanılır?

Laryngeal chondritis : Koyun, buzağı ve genç atlarda gırtlak mukozasının üzerinde ligamentum vocale’de ve aritoneoit kıkırdakta nekroz, ülser ve apse oluşumuyla belirgin patolojik değişim. özellikle genç texel ve southdonwn ırkı koçlarda gırtlak ve yutak dokularının normalden hacimli olması nedeniyle sık görülür. Gırtlak kondritisi.

Laryngeal collaps : Gırtlak kollapsı. Özellikle kısa kafalı köpek ırklarında gırtlağın katlanıp bükülerek üst hava yollarında tıkanıklığa neden olması.

Laryngeal edema : Gırtlakta epiglottiste, ariepiglotik kıvrımlarda ve karıncıklarda anormal vücut sıvısı birikim, larenks ödemi. tahriş edici materyallerin solunması, alerjik olaylar, yerel travma ve akut solunum yolu enfeksiyonlarında biçimlenir. Gırtlak ödemi.

Laryngeal fremitus : Solunum yollarındaki daralmalarda işitilen gırtlak daralma seslerinin muhtemelen elle muayeneyle vızıldama biçiminde hissedilmesi. Larengeal fremitus.

Laryngeal hemiplegia : Kısmi gırtlak felci. Larengeal hemipleji. Atlarda, sol nervus laringeus rekurrens’in basınca bağlı dejenerasyonu sonucu, gırtlağı sol bölümünün felci ve sinir kökenli atrofisi, larengeal hemipleji, hemiplejiya larenks, kornaj, tıslak. hayvanın nefes alıp vermesi sırasında hırıltı sesi veya boğulma benzeri belirtilere neden olur.

 

Laryngeally : Gırtlak ile. Gırtlak yoluyla.

Pharyngolaryngeal : Faringolaringeal.

Laryngectomies : Gırtlağın ameliyatla alınması (tıp veya medikal terimi). Larenjektomi.

Laryngectomee : Gırtlak ameliyatı geçiren kimse (tıp veya medikal terimi). Larenjektomi. Gırtlak nakli.

Laryngeal reflex : Larinks refleksi.

İngilizce Laryngeal Türkçe anlamı, Laryngeal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laryngeal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Larynxes : Ses borusu. Hançere. Larenks. Larinks. Boğaz.

Esophagi : Boğaz. Yemek borusu. Yutak.

Gorges : Tıkanmak. Tıka basa yemek. Yemek atıştırmak. Oburluk. Geçit. Tıka basa doldurmak. Atıştırmak. Tıkınmak. Tiksinti.

Glottis : Ses telleri açıklığı. Glottis. Gırtlaksı. Hançere. Glotis. Gırtlak dili. Ses organı, gırtlak dili. Ses telleri arası.

Larynx : Memeli hayvanlarda ve insanda ses çıkarma organı olarak da görev yapan, akciğerle soluyan omurgalı hayvanlarda soluk borusunun kıkırdak iskeletle desteklenmiş üst bölgesi. larinks. Ses borusu. Hançere. Yutak ve soluk borusunu birbirine bağlayan solunum sistemi bölümü, larenks. sesin oluşturulmasını sağlayan bu kısım mukoza, kıkırdak ve kaslardan yapılmıştır. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Larinks. Larenks. Boğaz. Nefes borusunun bittiği ve ses borusunun başladığı yerde, nefes borusunun en üst halkası üzerine oturtulmuş beş parça kıkırdaktan oluşan ve içindeki ses telleri (ses dudakları) yardımıyla insan sesinin oluşmasını sağlayan küçük kutu biçimindeki organ. gırtlağı oluşturan kıkırdaklar, biçimlerindeki benzerlik dolayısıyla halka kıkırdak, kalkan kıkırdak, ibriksi kıkırdaklar, armutsu kıkırdak adlarını alır. kalkan kıkırdağın ön üst kısmı erkeklerde adem elması denilen bir çıkıntı oluşturur. gırtlağın yutma sırasında nefes borusunu kapatan kısmına da gırtlak kapağı denir. gırtlağın, nefes alma durumunda, bir ikiz kenar üçgen şeklinde açık kalan, konuşma sırasında ibriksi kıkırdağı harekete getiren, adalelerin veya ses tellerinin küçülmesi ile kapanan kısmı ses yarığı adını alır. gırtlağın önde halka ve kalkan kıkırdakların iç yüzüne bağlı bulunan ve gırtlağın ortasındaki iki kiriş oluşturan adale demetine ses telleri denir. bunlara bk.

 

Glottises : Nefes borusu ağzı. Hançere. Dilcik. Nefes borusunun ağzı. Glotis. Ses telleri arası. Ses telleri açıklığı. Gırtlak dili.

Gullets : Ümük. Kanal. Geçit. Sel yatağı. Su kanalı. Boğaz. Yemek borusu.

Glottal : Gırtlaktan çıkan. Gırtlağa ilişkin. Gırtlaksı. Soluk borusunun ağzına ait.

Gulleting : Su kanalı. Kanal. Ümük. Yemek borusu. Geçit. Boğaz. Sel yatağı.

Larynges : Boğaz. Ses borusu. Larenks. Hançere. Larinks.

Laryngeal synonyms : gullet, gush, guttural, gorge, gorging, gutturals.

Laryngeal ingilizce tanımı, definition of Laryngeal

Laryngeal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, laryngeal forceps. Adapted to operations on the larynx. Of or pertaining to the larynx.