Gorges türkçesi Gorges nedir

Gorges ingilizcede ne demek, Gorges nerede nasıl kullanılır?

Disgorges : İsteksizce geri vermek. Kusmak. Boşaltmak. İstifra etmek. Zoraki geri vermek. Kusarak çıkarmak. Dökülmek.

Engorges : Tıkamak. Tıkınmak. Tıka basa veya ağzına kadar dolmak. Çok yemek yemek. Tıkanmak. Domuz gibi yemek. Fazla doldurmak. Yutmak.

Gorge : Oburluk. Tıka basa yemek. Yemek atıştırmak. Tıka basa doldurmak. Atıştırmak. Geçit. Tıkanmak. Tıkınmak. Gırtlak. Tiksinti.

Gorged : Doymuş. Patlamak üzere. Atıştır. Tıka basa yemiş. Dolmuş.

Gorgedly : Tıka basa doymuş bir şekilde.

Gorgeousness : Görkem. Görkemli olma durumu. Parlaklık. Muhteşemlik.

Gorger : Obur kimse. Yemeği hızlı ve aç gözlü bir şekilde yiyen kimse. Tıkınan kimse. Pisboğaz bir şekilde yiyen kimse.

Disgorged : Kusarak çıkarmak. İstifra etmek. Boşaltmak. Kusmak. Zoraki geri vermek. İsteksizce geri vermek. Dökülmek.

Gorgeously : Çok iyi bir şekilde. Şatafatla. Görkemli bir şekilde. İhtişamlı biçimde. İhtişamla. Görkemli bir biçimde. Müthiş bir şekilde. Muhteşem bir şekilde. Harika bir şekilde. Şatafatlı bir şekilde.

Gorgeous : Harika. Göz kamaştırıcı. Muhteşem. Parlak. Tatlı. Mükemmel. Hoş. Enfes. Görkemli. Çok güzel.

 

İngilizce Gorges Türkçe anlamı, Gorges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gorges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Larynges : Ses borusu. Larenks. Larinks. Hançere.

Esophagus : Yemekborusu. Özefagus. Ösefagus. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Sindirim kanalının, yutakla mide arasında kalan kısmı, özefagus, ösefagus, özofagus. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Özofagus. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Bkz.oesophagus.

Constrictors : Konstriktör. Boa yılanı. Sıkıcı adale. Büzücü.

Causeways : Şose. Bozuk arazide yapılmış geçit. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Geçit yol. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Bataklıktan geçen yol. Dolgu yol. Sedde üstü yolu. Cadde.

Glut : Boğmak. Fazla doldurmak. Doldurmak. Aşırı miktar. Taşırmak. Fazla doyurmak. Furya. Bolluk. Tıkamak.

Crams : İneklemek. Tıka basa yedirmek. Tıkamak. Sınav için çok çalışmak. Semirtmek. Tıkıştırmak. Sıkıştırmak. Tıkmak.

Cram : Tıka basa yedirmek. Sınava hazırlamak. Semirtmek. Tıkıştırmak. Sınav için çok çalışmak. İneklemek. Ağzına kadar doldurmak. Sınava çalışmak.

Causeway : Geçit yol. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Set. Bozuk arazide yapılmış geçit. Şose. Cadde. Bataklıktan geçen yol. Dolgu yol. Sedde üstü yolu.

 

Gorges synonyms : slip one's mind, glut oneself, gorging, congest, bab, intemperateness, defiles, draw a blank, engorges, greed, larynxes, clogged, glutting, gullets, repulsions, be stuffy, voracities, repugnance, clod, clutter, stodge, encumber, edacity, cavalcade, encumbering, bolt, come to a deadlock, alley, gluts, battening, access, overeat, esophagi.

Gorges zıt anlamlı kelimeler, Gorges kelime anlamı

Remember : Aklına gelmek. Hatırda tutmak. Görmek. Düşünmek. Yadetmek. İhmal etmemek. Hatırlamak. Anmak. Anımsamak. Aklında tutmak.