Glut türkçesi Glut nedir

Glut ile ilgili cümleler

English: She is a glutton.
Turkish: O bir açgözlü.

English: A gluten-free diet is the most effective treatment for coeliac disease.
Turkish: Glutensiz diyet, çölyak hastalığı için en etkili tedavi yöntemidir.

English: The seven deadly sins are: pride, envy, greed, anger, lust, gluttony and sloth.
Turkish: Yedi ölümcül günah şunlardır: kibir, kıskançlık, açgözlülük, öfke, şehvet düşkünlüğü, oburluk ve tembellik.

English: He is a glutton.
Turkish: O bir obur.

English: The largest muscle in the human body is the gluteus maximus.
Turkish: İnsan vücudundaki en büyük kas gluteus maximus'tur.

Glut ingilizcede ne demek, Glut nerede nasıl kullanılır?

Glut oneself : Tıka basa yemek.

Glut the market with : Piyasayı aşırı miktarda mala boğmak.

Dollar glut : Aşırı dolar bolluğu. 1950’li yılların sonunda abd dışında batı avrupa ve japonya gibi bazı ülkelerin para otoritelerinin ellerindeki aşırı dolar rezervleri. Dolar bolluğu.

Glutamate : Glütamat. Glutamat. Glutamik asidin tuz, ester veya anyonik formu. Glutamik asit tuzu veya esteri (kimya).

Glutamate dehydrogenase : Karaciğer hücrelerinin mitokondri matriksinde bulunan, transaminasyon reaksiyonları sonucu oluşan glutamattan oksidatif deaminasyonla alfa-ketoglutaratla amonyak oluşturan ve üre üretiminin hızının düzenlenmesinde görev alan enzim, gldh. normalde plazmada bulunmaz, karaciğer nekrozuna neden olan durumlarda plazma düzeyi yükselir. Gldh. Glutamat dehidrogenaz.

 

Glutamates : Glutamik asit tuzu veya esteri (kimya). Glutamatlar. Glutamat.

Glutamic : Glütamik. Yapışkan maddeyle ilgili. Glütenle ilgili. Glutamik.

Glutamine phosphoribosyl pyrophosphate amidotransferase : Pürin nükleotitlerin üretiminde ilk ve hız sınırlayıcı basamağı katalize eden enzim. Glutamin-fosforibozil pirofosfat amidotransferaz.

Glutaminic acid : Glütamik asit. Glutamik asit. Glutaminik asit. Merkezi sinir sisteminin bütün bölgelerinde nörotransmitter olarak iş gören bir aminoasit, glütamat. Glütamat.

Glutamine : Proteinlerin yapısında bulunan ve onların yıkımı sonucu oluşan bir aminoasit. Glutamin. Bazı bitki köklerinde bulunan kristalli bir madde. Bir amino asit türü. Glütamin.

İngilizce Glut Türkçe anlamı, Glut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bungs : Tıkaç. Fıçı tapası. Fırlatmak. Tapa. Tıpa. Dövmek. Savurmak. Ağzını tıpa ile kapamak. Hırpalamak.

Congests : Kalabalıklaşmak. Toplamak. Yığmak. Dolmak. Tıkanmak.

Chock : Takoz. Domuzdamı. Tıka. Odun parçası. Takozla desteklemek. Takoz koymak. Kızağa çekmek. Kızak.

Encumbers : Ayak bağı olmak. Engel olmak. Borç. Sorumluluk yüklemek. Ayağına dolaşmak. Yüklemek. Engellemek. Sorumluluk altında bırakmak.

 

Bung : Dövmek. Ağzını tıpa ile kapamak. Atmak. Tıpa. Tıpalamak. Hırpalamak. Tıkaç. Tapalamak. Fırlatmak.

Over charge : Fazla yüklemek.

Clog : Pıhtılaşmak. Nalın. Sıkıntı vermek. Köstek vurmak. Dolmak. Tıkanmak. Terlik. Kösteklemek.

Overabundance : Aşırılık. Fazlalık. Aşırı bolluk. Fazla meblağ.

Glut synonyms : scarf out, gormandise, pig out, glutting, overfilled, charge, crowd, amplitudes, overfill, effuses, clods, overfilling, inundate, depth, clutter, bung up, calks, overload, asphyxiates, oversupply, drowns, calk, encumber, choke up, excessiveness, overstocking, burke, amplitude, asphyxiated, clogs, engorge, copiousness, clod.

Glut ingilizce tanımı, definition of Glut

Glut kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To swallow, or to swallow greedlly. To eat gluttonously or to satiety. That which is swallowed. To gorge.