Bung nedir, Bung ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sıkıntı, keder, gam.

Bung ile ilgili Cümleler

  • Ali ve Mary bir bungalovda yaşıyorlar.
  • Ali Mary'yi bungee jumping yapması için muhtemelen ikna edemedi.
  • Ali Mary'yi bungee jumpingi denemesi için ikna etti.
  • Hiromi korkmasına rağmen, bungee-jumpingi göze almaya karar verdi.
  • Bungee jumping göründüğü kadar çok eğlenceli değil.
  • Bungee jump denemek istiyorum.

Bung anlamı, kısaca tanımı

Bungalmak : Usanmak, yorulmak, bunalmak, darda kalmak

Bungarotoksin : Nörotransmitterlerin salınımını engelleyerek felç ve ölüme neden olan, elapidae ailesindeki yılanlara ait venom.

Bungul bungul : Suyun sesli ve bol akması, çağıl çağıl akış.

Bunguldak : Bıngıldak.

Bungunlamak : Usanmak, yorulmak, bunalmak, darda kalmak.

Bungunlaşma : Bungunlaşmak durumu.

Bungunlaştırma : Bungunlaştırmak durumu.

Bungunmak : Bunalmak, sıkılmak.

Bungunnug : Sıkıntı, darlık.

Bungunnuk : Sıkıntı, darlık.

Bunk bunk bungümek : Kaynak, yerden fıkır fıkır çıkmak.

Hava bungunluğu olmak : Yazın hava nemli, sisli olmak: Bugün hava bungunluğu var ; canım sıkılıyor.

Bungalov : Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.

Bungun : Sıkıntılı.

Bungunlaşmak : Sıkıntılı duruma gelmek.

 

Bungunlaştırmak : Sıkıntılı duruma getirmek.

Bungunluk : Sıkıntı.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

Keder : Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.

Kede : Şiş karınlı, sarı yüzlü, hasta çocuk.

Diğer dillerde Bunamidin tuzları anlamı nedir?

İngilizce'de Bunamidin tuzları ne demek ? : bunamidine salts